Kırkağaç

Kırkağaç Manisa ilinin ilçelerinden biri. Şehrin önemli caddeleri ortadaki meydanda toplanır. Bu meydanı istasyona bağlayan cadde üzerinde de şehrin en yeni binaları bulunur. il merkezine 79 km’lik muntazam bir yolla bağlı olduğu gibi, Bandırma-Manisa demiryolu üzerinde de istasyonu vardır.

Kırkağaç Tarihi

1428 yılında Osmanlı Padişahlarından 2.Murat zamanında,Sarı Hoca Camii’nde mezarı bulunan Sarı Hoca Abdullah Efendi tarafından kurulmuştur.

Padişah 2.Murat,Sarı Hoca Camii’ni inşa ettirip,Kırkağaç halkını aşar vergisinden muaf tutunca civardaki bir kısım halk Kırkağaç’a göç etmiş,ev bark yaptırmak suretiyle Abdullah Efendi etrafında yerleşmiştir.

Cami,hükümdar parasıyla yapıldığından zamanın usulüne göre (sikke-i Mevlana) işareti konulmuştur.Zamanla cami yetersiz kalınca genişletilmiştir.

Kırkağaç’ın kuruluşu üzerine bir rivayet de şöyle anlatılır : 2.Murat’ın eşinin bir yolculukta rahatsızlanıp Sarı Hoca’nın dua etmesi üzerine şifa bulduğu,bu sebeple padişahın Sarı Hoca Camisi’ni ve yanında taştan bir ev yaptırarak Abdullah Efendiye hediye ettiği, vakfiyesinde Hocaya katılacak olanları aşar vergisinden muaf tutulacağı rivayet olunur.Bu tarihi bilgiler hakkında hiçbir yazılı evrak yoktur. Kırkağaç’ın adı ile ilgili kesin bir bilgi yoktur.

Zamanın Manisa Beyi hanımının zor doğumuna yardımcı olan Karakeçili Yörük obasının bilge kişisine armağan olarak bu yöreyi vakfettiği “Kırk çadırlı Karakeçili Yörüklerine bağışladığım bu yerlerin adı Kırkağaç olsun.

Ulu ağaçlar gibi kök salsınlar.Dalları ulusumuzun her yanına uzansın,ünleri duyulsun.”dediği söylenmektedir. Kırkağaç’ta eski topluluklara ait eserlerden yalnız Siledik Köyü’nde Bizanslıların Silados şehrinin kalıntıları vardır.

Şimdiye kadar hiç kazı yapılmamıştır. Kırkağaç ilçesinde Osmanlı Devleti döneminde Türklerin yanı sıra Rum,Ermeni ve Museviler de yaşamışlardır. Kırkağaç,Kurtuluş Savaşı’nda önemli görevler üslenmiş ve savaşta etkin bir rol oynamıştır.

Yunanlıların Anadolu’yu işgale kalkışmasıyla birlikte tüm yurtta olduğu gibi Kırkağaç’ta da bu işgalcilere tepki olarak halkın gönüllü askerleri olan Kuva-i Milliye birlikleri oluşturulmuş ve uzun süre düşmanın ilerlemesi engellenmiştir.

Daha sonraları Yunanlıların Akhisar’ı işgal etmesiyle birlikte Kırkağaç’taki müdafaa da kırılmış ve 10 Haziran 1920’de işgale uğramıştır.

Bu işgalle yetinmeyen Yunanlılar Kırkağaç’ı kendi ülkelerine katmak için hazırladıkları mazbataları halkın ileri gelenlerine imzalatmak istemişlerdir.

Bunun kabul görmemesi üzerine ileri gelenleri sürgün etmiş,halk üzerindeki baskı ve zulümleri arttırmışlardır. Kırkağaç 12 Eylül 1922’de işgalden kurtarılmıştır.

 Kırkağaç
Kırkağaç
Kırkağaç
Kırkağaç

Bir cevap yazın