Marcus Aurelius Kimdir,Hayatı

Marcus Aurelius Kimdir,Roma imparatoru (286-305 ve 306-310). Basit bir askerdi.Herodes Atticus ve sonradan dostu olan Fronto ile yunan ve latin retoriği üstüne öğrenim gördü. Genç yaşta filozoflar arasına katıldı (133) ve stoa felsefesine yöneldi.

Marcus Aurelius Hayatı

Marcus AureliusKendisini imparatorluğa aday gören Hadrianus’un emri üstüne Antoninus tarafından evlât edinildi (138).

139’da caesar, 140 ve 145’te konsül oldu; Antoninus’un kızı Küçük Faustina ile evlendi (145).

Tribunluk kudretini ve Roma dışında imperium proconsul yetkisini aldı (146 veya 147). 161’de imparator oldu; iktidarı sırasında.

büyük bir bilinçlilik örneğiydi, üvey kardeşi Lucius Aurelius Verus’u, agustus olarak yanına aldı.

Fakat, yaşı, büyük ruhanî görevi ve onun eniştesi olması kendisine söz götürmez bir üstünlük sağladı.

Doğuda Avidius Cassius’un gasp hareketi sırasında etkili biçimde destek olan senatoya itibarını kazandırmak istedi: bununla birlikte, sülâlenin devamını güven altına alarak imparatorluk otoritesini güçlendirdi (karısı, Mater castrorum unvanını aldı; oğlu, Commodius da caesar [166] ve augustus olarak [177] yönetime katıldı). İmparator, ayrıca, merkezî yönetim sistemini geliştirdi.

Azatlı kölelere büyük yer verdi; clarissimi (senatör), eminentissimi (muhafız subayı), perfectissimi veya egregii (aşağı atlı sınıfı) unvanlarını resmileştirerek toplumda yönetimi basamaklara ayırdı, iyi bir mali yönetim sağladı (vergilerde verimin ıslahı, aerarium Yeya fiscus’a borçlu olunan gecikmiş ödemelerin teslimi [178] v.b.).

Adli yönetimde de ıslahat yaptı (kanunların insana uyar biçimde yorumu, miras konusunda tabiî hakkın tanınması, gammazlara karşı sertlik, İtalya’nın, praetor seviyesinde dört Juridici tarafından yönetilen dört yönetim bölgesine ayırılması, Medeni kanunun konması v.b.). Onun insanlık kaygısı Ta Eis Eauton (Düşünceler) adlı eserinde açıkça görülür.

İmparator, hıristiyanlara karşı özel tedbirler almadı, fakat onları dünyagörüşlerinden, özellikle imparatorluk tanrılarına tapmayı reddetmelerinden ötürü kabahatli buldu; inançlarını resmen açıkladıkları zaman da kanunu uygulattı: Roma zulümleri (Aziz Justinus) [163’e doğr.]; Lyon zulümleri (Aziz Pothinus ve Azize Blandina) [177].

Marcus Aurelius barış sever bir kişiydi ve iktisat konusuna çok önem veriyordu; bununla bitlikte kendini sınırların korunmasına adadı (özellikle Doğu’da ve Tuna boylarında), İmparatorluğa vebayı yayan (166), yeni lejyonlar kurulmasını, ödünç alınmasını zorunlu kılan savaşla çok uğraştı, önce ermenileri mağlûp eden ve Suriye’ye giren (61) Vologesses III’ün Parth’larıyla çarpıştı; kendisinin (Roma) ve Lucius Verus’un (Antakya) yönettiği ordular, Parth’ lardan Mezopotamya’nın bir kısmını aldılar.

İmparator, Armeniacus Maximus, Parthlcus Maximus, Medicus Maximus unvanlarını aldı; çünkü 166 Barışı, doğu meselesini uzun zaman için çözümlemişti ve İmparator, Doğuda sınırları (limes) kuvvetlendirmişti.

Marcus Aurelius, Germenlere karşı da savaşmak zorunda kaldı (expeditio Germanica, 166-169) ve onları İtalya’ dan kovdu (167), Tuna’nın ötesine attı (168); Tuna üzerinde kardeşi de bizzat çarpışarak Markomanlar,» Quaduslar ve Sarmatlarla savaştı (Bellum Germanicum veya Marcomanium, 169-174 ve Bellum Sarniaticum 175) ve onları barışa zorladı (Markomanlar, 172; Quadular, 174; Sarmatlar, 175), Yanlış olarak Antoninus’a mal edilen Marcus Aurelius sütunu, imparatorun 171 -175 arasındaki başarılarını anar.

175 Genel barışında (romalı esirlerin geri verilmesi, yenilmiş milletler üstünde Roma protektorası, Tuna’nın kuzeyindeki eğimli dar arazinin işgali v.b.).

Marcus Aurelius ilk olarak barbarların imparatorluk içinde asker veya çiftçi olarak yerleşmelerini kabul etti; bunların Kuzey İtalya’da ayaklanmaları Roma’yı bir süre için bu uygulamadan vazgeçirdi. Barış barbarlar tarafından bozulunca, Marcus Aurelius Tuna üzerinde yeni bir sefere girişti (177-180).

Savaş sırasında, tehlikeli davranırlarından goçunduğu oğlu Commodius’a, iktidarı, çekine çekine bıraktı (180), Marcus Aurelius, Vindobna (Viyana) karargâhında vebadan öldü (bazıları Sirmium’da öldüğünü söylerler).

Marcus Aurelius’un Düşünceleri (Ta eis Eauton),

İmparator Marcus Aurelius’un yunanca yazılmış on iki kitaptan meydana gelen eseri. Duruma, şartlara, yazarının düşünce ve hayallerine göre günü gününe kaleme alınmış bir özdeyişler ve düşünceler derlemesidir. Marcus Aurelius, eserinin ahlâk yönünü stoa’cılıktan alır.

Düşüncelerin ilgi çekici yanı, özellikle yazarın kendi kendini sorguya çekmesi ve bu vicdan muhasebesiyle bize ruhunun yücelik ve özentisizliğini, kişiliğini ve yetkinliğe varmak için gösterdiği çabayı açıklamasıdır. Bu arada babasına, ailesine Ye eğitmenlerine borçlu olduğu bütün iyi nitelikleri uzun uzadıya anlatır.

Eserin yunanca adı «kendi kendine» anlamındadır. Düşünceler’in bir kısmı imparatorun son yıllarında, Faustina’nın ölümünden (176) önce, bir kısmı da ölümünden sonra kaleme alınmıştır.

Bir cevap yazın