Mesihçilik Nedir,Mesihçilik Anlayışı

Mesihçilik Nedir,Mesih’e inanma; bir mesihi bekleme.Mesihin kelâmının gelişmesini sağlayan öğreti.

Mesihçilik Anlayışı Nedir

Teokratik nitelikte dini akım (zenci Afrika, Güney Amerika ve Okyanusya’da görülmüştür). [Irkçı ve sosyal bir rekabetin sonucu olarak ortaya çıkabilir.

Mesela bir sosyal grup, yabancılarca sömürüldüğüne ve atalarından kalan toprakların ellerinden alındığına inanırsa, bu akım için elverişli bir ortam doğar.

Mesihçilik, sosyal protesto ve başkaldırmalara yol açar ve düzeni yeniden kuracak bir tanrının geleceğine inanmaya dayanır.]

Mesih’çilik, Musevilerin tarihini harekete getiren bir fikir akımıdır. Bu akıma göre İsrail, kurtuluşunu, Tanrı’ya çok yakından bağlı esrarlı bir varlığın aracılığıyla; Yahve ile tam uzlaşma, barış ve adalet içinde mutluluk, düşmanlar üstünde zafer elde etmesi ve dünyanın İsrail ile çok yüce bir dini ülkede birleşmesi yoluyla bulacaktır.

Mesih’çilik fikrinin menşeini, İsa’dan önce VIII. yy.ın peygamberleri tarafından verilen haberde aramak gerekir.

Bu habere göre, Tanrı, kendince kararlaştırılan zaman hâkimiyetini kurmak üzere yeryüzüne müdahale edecektir.

VL yy.da, bu görüşe, hal ve şartların doğurduğu bazı unsurlar eklendi: musevi milleti birliğine yeniden kavuşacak; Davud, krallığı yeniden kurutacak Ye yeni bir Kudüs, musevi dinine bağlı olanlarla bu dini kabul eden paganları biraraya getirecektir.

Ama hâkimiyetin bu kuruluşu, yine de, sürekli bir gelişme göstermez, Tanrı, bu hâkimiyeti bazen doğrudan doğruya, bazen de gönderdiği bir aracıyla gerçekleştirir.

Bu aracı, Mesih’tir. Söz konusu hâkimiyet, üstünlüğü kimi zaman musevi halkına, tapmaya ve kutsal şehre verir gibi görünür.

Kimi zaman da merkeziyetçilikten kurtulmuş br Mesih’çilik söz konusudur. Bu durumda Kudüs, ancak manevi bir sitedir; tapınak ise, canlı taşlardan, yani dindarlardan kurulmuştur; hâkimiyet ırka göre değil inanca göre gerçekleşir.

Hristiyanlıkta Mesihçilik

Hıristiyanlık çağının yaklaşması sırasında, halk arasında yaygın olan Mesih’çilik eski kehanetin maddi unsurlarına dayanıyordu.

İsa’nın Kutsal Cuma’da halk tarafından terk edilişinin sebebi :se, halkın, acı çeken ve küçük düşen bir Mesih’i kabul edemeyişiydi. Aynı çağlarda, Essenliler biri davudi, diğeri leviî bir çiftte Mesih bekler gibiydiler.

İlk hıristiyan cemaati, din değiştirmiş bulunan musevîlerden meydana geldiği için, kendi kurucusunu, daha önce peygamberlerin haber verdiği Mesih ofarak görüyordu (Havarilerin lşleri’nin başlangıcı).

Daha sonraki yüzyıllarda hahamlar, zulüm devirlerinde, maddi bir Mesih’çiliğe yönelmeyi tercih ettiler.

Bu Mesih’çiliğin tasvirlerine efsaneler eşlik eder. Ama peygamberlerin din ve ahlâk Mesih’çiliği de ortadan kalkmış değildir.

Bugün, Museviler arasında mesihçi akım büyük bir çeşitlilik göstermektedir.

Dini inançları çok kuvvetli olan musevi halk arasında Davud soyundar gelme kişisel bir Mesih bekleyenler vardır.

Ayin ve merasimler de bu umudu canlı tutar. Ama okumuşlar arasında Mesih’çilik bir çeşit hegel’ci idealizmle birleşmeye yönelmiştir.

Bir cevap yazın