Muğla,Coğrafyası,İklimi,Tarihi Eserleri

Muğla Hakkında Ansiklopedik Bilgi,Türkiye Cumhuriyeti’nin Ege Bölgesi’nde, topraklarının küçük bir kısmı Akdeniz Bölgesi içine giren, Ortaca, Dalaman, Fethiye, Marmaris, Milas, Datça ve Bodrum gibi tatil bölgeleri ile ünlü ildir.

Muğla Hakkında Ansiklopedik Bilgi
Muğla ,Türkiye Cumhuriyeti’nin Ege Bölgesi’nde, topraklarının küçük bir kısmı Akdeniz Bölgesi içine giren, Ortaca, Dalaman, Fethiye, Marmaris, Milas, Datça ve Bodrum gibi tatil bölgeleri ile ünlü ildir.

2010 TÜİK verilerine göre merkez ilçeyle beraber 12 ilçesi, 49 belediyesi ve 396 köyü vardır.

13 338 km2.562.809 nüf.

Muğla Coğrafi Özellikleri

Muğla ili toprakları, yer yapısı bakımından eski Saruhan – Menteşe kitlesinin metomorfik ve billursal kayalarıyla (gnays, mikaşist, granit) bunları doğudan ve güneyden çevreleyen kıvrımlı yereyden kısmen billûrlaşmış kireç taşı, şist v.b.den oluşmuştur.

İl topraklan bazı yüksek doruklar (güneyde Sandıras dağı 2 294 m.

Fethiye kuzeyindeki Göktepe 2 407 m, Muğla kuzeyindeki Göktepe 1 892 m) dışında fazla yüksek olmamakla birlikte, genellikle engebelidir.

Kuzeye doğru Büyük Menderes’in kolları olan Akçay (Denizli ili sınırında) ve Çine suyunun yer yer tabanı genişleyen vadileriyle güneydoğu – kuzeybatı doğrultusunda yarılmıştı.

Güney kesiminde ise suyu geçiren kireçtaşının çok yer tutması yüzünden, akarsu ağından yoksun olan dağlar arasında kapalı havza durumunda olan türlü büyüklükte ovalara rastlanır; bunların en önemlisi Muğla ovasıdır.

Menteşe kıyıları (840 km) çok girintili çıkıntılıdır, kıyı yakınında adalar bulunur.

Kıyının başlıca körfezleri Mandalya, Kerme (îstanköy), Marmaris ve Fethiye, başlıca yarımadaları ise Bodrum, Datça – Daraçya’dır.

Muğla İklim Özellikleri

İklim  Akdeniz iklimi karakterindedir, yalnız iç kısımlarda denize uzaklık ve özellikle yükseltinin etkisinde kalır.

Batı kıyısındaki Bodrum ve güney kıyısındaki Fethiye ile iç kesimdeki Muğla arasında iklim bakımından farklar vardır.

Kışlar kıyı kesiminde ılık geçer, soğuk baskınları hemen hemen görülmez: en soğuk ayın (ocak) ortalama sıcaklığı Bodrum’da 11°3C, Fethiye’de 10°8C, en düşük sıcaklıklar ise —4°C ve —5°8C’tır.

Her iki şehirde de sıcaklığın bir gün boyunca 0°C altında kaldığı görülmemiştir; 0°C altına düşebildiği günler sayısı da ortalama 1,4 ve 2,5’tir.

Buna karşılık yüksek ve deniz etkisinden uzak kalan Muğla’da ocak ayı ortalama sıcaklığı 5°4C, sıcaklığın 0° altında kaldığı günler sayısı 0,3, 0° altına düştüğü günler sayısı 34’tür.

Bodrum ve Fethiye’de en sıcak ay (temmuz) ortalaması (28°1C) ve yıllık sıcaklık ortalaması (19°0C) eşittir.

Yazın sıcaklık 40° üstüne yükselebilir (43°6 ve 43°7C; buna karşılık Muğla’da en sıcak ay ortalaması 26°1C, yıllık ortalama 15°0C, kaydedilen en yüksek sıcaklık 41°2C’tır.

Yıllık yağış ortalaması Bodrum’da 775 mm, Fethiye’de 989 mm, çok bol yağış alan Muğla’da ise 1202 mm’dir.

Yağışların beşte üçü veya daha fazlası üç kış ayına rastlar; buna karşılık yazlar son derecede kurak geçer (genellikle yüzde 1’den az).

Kar yağışlı ve yerin karla örtülü olduğu günler sayısı Bodrum ve Fethiye’de 0, Muğla’da ise ortalama 1,1 ve 1,6’dır.

Muğla Tarihi

Muğla, Karia bölgesinin en eski şehirlerinden biridir.

1889 Yılı Salnamesinde ilin eski adı Mobella olarak geçer.

Real Encyclopedia’da aynı ad «Mobolia» olarak kayıtlıdır.

Ayrıca Muğla bölgesindeki helenistik bir tahkimatın kitabesinde de şehrin adı Moğola şeklindedir.

Muğla ve bölgesine önceleri Leleglerle birlikte Sesif’in torunu Karisa Avr başkanlığında bir kavim geldi; bunlara, Karisa denildi.

Daha sonra bölgeye gelen (M. ö. 3400) kavmin başında, Argos’ta hüküm süren Foroneus’un yerine geçen oğlu Kar vardı.

Böylece Kar’ın adından dolayı Muğla bölgesine Karia denildi.

Anadolu kavimlerinin Truva savaşında yenilmeleri, Ege adalarında ve kıyılarında yeni koloniler kurulmasına yol açtı.

Yeni gelenler üç koldan Muğla topraklarına girdiler.

Bunlardan Dorlar, M.ö. 1000’de Muğla’nın güney kıyılarını hâkimiyetleri altına aldılar.

Daha sonra Persler, Lydia devletini yıkarak Miletos şehrine doğru harekete geçtiler ve bu arada Muğla ve çevresindeki şehirleri aldılar, Muğla’da bir satraplık yönetimi kurdular.

Satraplığa da Karia soyundan gelen krallar tayin ettiler.

Böylece Muğla ve yöresine Karia soyuna bağlı krallar hâkim oldu.

M. ö. 500’den, 320’ye kadar Mausolos I, Artemisia I, Pisinde I, Likdem II, Hekatomnos, Mausolos II, Artemisia II, Hidpieus, Ada, Piksodaros adlı hükümdarlar burayı yönettiler.

M. ö. 334’te Anadolu’ya geçen İskender kıyıyı izleyerek önce Bodrum’u, daha sonra da Muğla’yı aldı; kumandanlarından Ptolemaios’u burada bırakarak Lydia’ya gitti.

Karia’nın satraplığını da Hekatomnos’un kızı ve Hidrieus’un karısı Ada’ya verdi.

Ancak İskender Lydia’dan çekilince aynı soydan gelen Piksodaros, Muğla’ya saldırarak Ada’yı öldürdü ve Muğla’ya hâkim oldu (M. ö. 333).

Piksodaros’un ölümünden sonra İskender, satrap olarak Muğla’ya ordu haznedarı Philotas’ı tayin ettiyse de iskender’in ölümünden sonra Muğla’da karanlık bir devir başladı.

Kasandros, Lysimakhos, Ptolemaios ve Seleukos, Antigonos’tan satraplıkların pay edilmesini istediler.

Antigonos bunu yapamayınca aralarına Philotas’ın genç oğlu satrap Asandros’u da alarak bir birlik kurdular (M. ö. 311) ve Antigonos’a karşı savaştılar.

Bu savaş M.ö. 301’e kadar sürdü.

Antigonos ve oğlu Demetrios yenilerek barış yapmak zorunda kaldı.

Ancak M.ö. 301’de yapılan İpsos savaşını kazanan Lysimakhos, Muğla’yı ele geçirdi.

Lysimakhos’un ölümünden sonra (M.ö. 281) Küçük Asya ve Muğla, Seleukos’un eline geçti.

Seleukos da bir yıl sonra ölünce yerine geçen oğlu Antiokhos II, şehir ve çevresini generallerinin yardımıyla elinde tutabildi.

M.ö. 257’de Antigonos, kıyılara göz diken Ptolemaios’u yenince Antiokhos II, Rodosluların yardımıyla Efes’i alarak tekrar Batı Anadolu’da ve Ege’de Seleukosların üstünlüğünü sağladı.

Antiokhos II ölünce yerine geçen oğlu Seleukos II’ye Muğla (Karia) satrapı bağlılığını bildirdi.

Ancak daha sonra Antiokhos II’nin öteki oğlu Antiokhos Hieraks, Muğla ve kıyılarını ele geçirdi.

M. ö. 228’den sonra Muğla Bergama-Roma birliğine katıldı ve Hiyeraks’a karşı savaştı.

M.ö. 190’da Manisa’da yapılan savaşta yenilen Antiokhos barış istedi.

M. ö. 188’de Apameia’da yapılan barış şartlarına göre Antiokhos, elinde bulunan toprakların hepsini Bergama kralı Eumenes’e bıraktı.

Böylece Roma’nın yardımıyla Bergama krallığı Muğla’ya kesin olarak hâkim oldu.

Bergama kralı Attalos III ölürken bütün Bergama topraklarını ve bu arada Muğla’yı da Roma’ya bıraktı (M. ö. 133).

Muğla bu tarihten sonra Roma’nın bir eyaleti durumuna geldi.

M. ö. 66’da Roma’ya isyan eden Pontos kralı Mithridates III, öteki Anadolu kentleri gibi Muğla ve çevresini de eline geçirdi.

Kral Roma üzerine ordular gönderdi.

Mithridates III roma ordularına yenilince öldürüldü.

M.ö. 64’te Muğla ve çevresi tekrar Roma hâkimiyetine girdi.

Bu tarihten sonra Muğla birçok roma generali ve diktatörü arasında el değiştirdiği için devamlı bir yöneticiden uzak kaldı, birlik kurulamadı.

Bu sebeple Muğla ve çevresi roma ve bizans çağında geriledi.

Malazgirt savaşından sonra Türkler Süleyman Şah’ın kumandasında Erciş dağı önlerinde Aleksi Komnenos’u yendiler (1073).

Türk ordusu 1074 yılı yazında Likaonia’ya geçti.

Burada 6 büyük kola ayrıldı.

Bunlardan üçü Paflagonia, Frigya ve Mysia’ya, üçü de Lydia ve Muğla’ya doğru yola çıktı.

Türk kuvvetleri Muğla kıyılarına indikleri sırada buradaki kasabalar boştu.

Aydın’ı Güzelhisar zaferiyle (Tralleis) alan Menteşe Bey, bu zaferden sonra Muğla’yı ele geçirdi (1284).

Bu tarihten sonra Muğla ve yöresi bu beyin adıyla adlandırılarak Menteşe diye anılmaya başlandı.

Kale kumandanı Mesud Beye şehri teslim etti.

Ancak I308’de toplanan haçlı orduları Rodos ile Menteşe arasındaki denizyolunu kestiler.

Mehmed II Menteşeoğullanm ortadan kaldırdıktan (şubat 1451) sonra Muğla’ya eski kaptanıderyalardan Yusuf Beyi sancakbeyi olarak tayin etti.

Bayezid II zamanında Muğla’da şehzade Âlemşah, sancakbeyliği yaptı.

XVI. yy.da Rodos’a sefer yapan Kanunî, Muğla’dan geçti (1522), Rodos’u aldıktan soma da gene Muğla üzerinden İstanbul’a döndü.

1523’ten XVII. yy. ortalarına kadar beyler tarafından yönetilen Muğla’da bu yüzyılda, muhassıl ve mütesellimler görev aldılar.

Aydın’da oturan muhassıl paşalar, Menteşe’deki toprak gelirlerini mütesellimler aracılığıyla toplattı.

1735-1817 Arasında Muğla’yı, yirmi üç muhassıl yönetti.

1836’da Anadolu dört kısma bölündü.

Sancaklardan dört il meydana getirildi. Bu illerin merkezlerinden biri de Aydın oldu.

Sığla, Saruhan ve Muğla (Menteşe) Anadolu eyaletinden alınarak Aydın’a bağlandı.

Bu sancakların dördüne birden ilk vali olarak Karaosmanzade Yakub Paşa tayin edildi (17 aralık 1836).

Yakub Paşa zamanında Muğla merkezî durumunu kaybederek yerini Sığla’ya bıraktı.

1867’de yönetimde yapılan değişiklikten sonra Muğla (Menteşe) sancağı tek başına mutasarrıflık merkezi oldu.

Birinci Dünya savaşından sonra imzalanan Sevr antlaşmasına dayanan italyanlar Muğla ve bölgesine girdiler.

Muğla, bu asker çıkarmaya karşı koymadı.

Fakat Ege’deki yunan işgaline karşı Tevfik Kuran adlı askerî bir memurun başkanlığında teşkilâtlandı, toplanan kuvvetler Aydın’a yollandı.

İtalyanlar, Muğla’dan Lozan antlaşmasından önce çekildiler.

Cumhuriyetin ilânından sonra Muğla vilâyet (il) oldu (1923).

1927’de Muğla’nın 10 128 olan nüfusu 1940’-ta 13 370’e çıktı.

1950’de 10 612’ye düştü, daha sonra yavaş bir artma ile 1960’ta 14 053, 1965’te 16 408 oldu.

Muğla

Muğla Tarihi Eserler

Muğla sanat eseleri yönünden fazla zengin sayılmaz.

Eserlerin çoğunluğunu camiler meydana getirir:

Şahidî camii

Şahidî mahallesinde, Şahidî dede türbesinin doğusunda yer alır.

Basit bir planı vardır.

İki kere onarıldı (1849, 1869).

Cami girişinde bu onarımlarla ilgili bir kitabe vardır.

Sekibaşı camii

Sekibaşı mahallesindedir.

Yapıldığı tarih kesin olarak bilinmiyor.

Onarım sırasında camiye bir minare eklendi ve toprak damı kiremitli bir çatıyla kapatıldı.

Şeyh camii

1565’te yapıldı.

İlk türk mescit mimarisinin özelliklerini taşır.

Toprak damlı ve minaresiz olarak yapılan camiye, sonraları bir minare eklendi.

Pazaryeri camii: Evliya Çelebi Muğla’yı ziyareti sırasında (1630) gördüğü bu camiden söz eder.

Toprak damlı olarak yapılan cami üç defa onarıldı (1842, 1867, 1925).

Bugün camide bu üç onanma dair kitabe vardır.

Kurşunlu cami: şehirde kubbeli olan tek camidir.

Onarım sırasında büyük kubbenin sağ ve solundaki iki küçük kubbe kaldırıldı. Bugünkü minaresi 1900’de yaptırıldı.

Eskiden caminin yanında 30 odalı bir de medrese vardı.

Ulucami, Menteşeoğullarından İbrahim Bey tarafından yaptırıldı (1344)

Muğla’nın büyük camilerinden biri olan bu yapı hakkında Evliya Çelebi bilgi verir.

Cami, ilki 1838’de olmak üzere iki defa onarıldı.

Bunlardan başka Kurbanzade camii, Saburhane camii, Konakaltı camii sayılabilir.

Muğla’da ayrıca çok sayıda mescit ve önemli olmayan birçok çeşme vardır.

Bir cevap yazın