Müzikal Komedi Nedir

Müzikal Komedi Nedir,Şarkılar ya da “lirik”ler, basit melodilerle örülmüştür ve genellikle nakaratlıdır. Bu şarkılardan bazıları, dünyaca ünlenmiştir: R. Friml’in Hose-Mane’si (1924); J. Kern’in Show Boafı, Paul Robeson’un söylediği Old Man River ile (1927); V. Youmans’ın No, no, Nanette’ı, Tea for Two ile, 1924).

Cazın gelişmesiyle, duygusal romansların yerini, çok canlı ve senkoplu ritimler aldı (George Gershvlin’in müzikal komedileri).

Rıchard Rodgers’ın Oklahoma! adlı yapıtı (koregrafisini Agnes De Mille hazırladı, 1943), müzikal komedi için yeni bir dönemin başlangıcıdır. Oklahomal’öa dans, gösteriyle iyice bütünleşmiştir.

Daha iyi kurgulanmış olan baleler, bu gösterilere, sağlam bir öğe kazandırdılar.

Ünlü koregraflar, Broadvvay programlarına katkıda bulundular: Eugene Loring (Carmen Jones, 1943), Agnes De Mille (Brigado-on, 1947; Gentlemen prefer Blondes, 1949), Michael Kidd {Finian’s Rainbow, GuyandDolls, 1950), Hanya Holm (Kiss me Kate, 1948; My Fair Lady, 1956), Al-vin Ailey (House of Flowers, 1953; damatça, 1957).

Jerome Kern (1885-1945), Cole Porter (1892-1964), Vincent Youmans (1898-1946), Richard Rodgers (doğm. 1902), Leonard Bernsteın (doğm. 1918) gibi besteciler, ABD’de müzikal komedinin gelişmesine önemli katkılarda bulundular.

Koregraf Jerome Robbins. bu gösterilerde öykü ile dansın sıkı sıkıya birbirine bağlanmasını sağladı.

Koregrafinin önemi, özellikle The King and I (Kral ve ben) [1951, müziği R. Rodgers’ın] ve Batı yakasının hikâyesi (West Side Story) [1957, müziği L. Bernstein’ın] adlı müzikallerde kendini belli etti.

Artık dansın, müzikallerin en vazgeçilmez öğelerinden biri olduğu anlaşıldığından, gösteriler için en önlü dansçılar angaje edildi.

Bale dünyasının ünlüleri de, bu gösterilerde rol aldı.

Fred Astaire ve eşlikçilerinden (Adele As-taire, Ginger Rogers, Rita Hayvvorth, Judy Garland) sonra John Kriza, Beugene Loring, Alvin Ailey, Zizi Jeanmaire, Carmen De Lavallade, Nora Kaye, Leslie Caron gibi dansçılar da, müzikallerde büyük başarılar elde ettiler.

Birçok müzikal komedi TV’ye, operete daha yakın olan bazılarıysa sinemaya uyarlandı (Ernst Lubitsch’in The Love Pa-rade [1929], The Smiling Lieutenant [1931] ya da Şendul [The Merry Widow], 1934 gibi filmleri), bazıları da 42. cadde (1933), Altın arayan kızlar (1935) gibi görkemli müzikhol revülerine dönüştü.

Anılan revülerin başarısı, yapımcı Lloyd Bacon ve Mervyn Le Roy’dan çok koregraf Busby Berkeley’e mal edilmelidir.

II. Dünya savaşı’ndan sonra, müzikal komedi, sine-baleye yaklaştı.

Bu türde, Stanley Donen ve Vıncente Mmellı ünlendiler.

Oyuncu, dansçı ve koregraf Gene Kelly, Donen ile Şendenizcıler ya da Denizciler geliyor (On the Town) [1949] ve Yağmur altında şarkı (Sıngıng in the Ram) [1952]; Minelli ile de Paris’te bir amerikalı (An American in Paris) [1951] adlı filmleri çevirdi.

Robert Wise ve Jerome Robbıns’ın 1961’de çevirdiği bir film, tümüyle ABD’ ye özgü yeni bir türün ilk örneğidir.

Başka birçok ülkede (özellikle de Fransa’da) bu türün yaygınlaştırılmasına çalışıldı.

1960 ve 1970’lerde, müzikal filmler, birkaç ticari başarı (Neşeli günler [The Sound of Musıc], 1965, R. Wıse’ın) dışında eskisi gibi yoğun ilgi görmedi.

Müzikal filmlerin son parlak örneklen. My Fair Lady (G. Cu-kor, 1964) ve Cici kız (Hello Dolly!) [G. Kelly, 1969] adlı filmlerdir.

Bu filmlerin görkemi, daha çok esin ürünü koregrafıleri-ne bağlıdır.

Nitelikli müzikal filmler açısından 1970’ler, pek verimli değildi.

Bu dönemin ürünleri olan Kabare (1972, Bob Fosse), Haır (1979, Milos Forman).

New York-New York (1977, Martin Scorsese) alışılmış müzikal komedilerden farklı, olayların akışı içinde hiç yadırganmayacak biçimde serpiştirilmiş müzikal sahneleri içeren dramatik filmlerdi.

Bir cevap yazın