Norveç,Coğrafi Özellikleri,İklimi,Tarihi,Eserleri | Coğrafya |

Norveç Hakkında Ansiklopedik Bilgi,Toprakları Skagerrak ile Kuzey Buz denizi arasında 57° 57′ kuzey enleminden 71° 11’8″ enlemine kadar uzanır.

Bütünüyle dağlık bir ülke olan Norveç’in kıyılan çok girintili çıkıntılıdır ve kuş uçuşuyle 3 400 km uzanan bir deniz cephesi üzerinde uzunluğu 19 300 km’yi bulur.

Ayrıca Artik’da Svalbard (Björnöya adası ve Spitzberg takımadaları) ve Jan Mayen adası, Antarktika’da bir kara kesimi ile Bouvet ve Pierre adaları Norveç’indir.4,503,440 Nüf.

Norveç’in Coğrafi Özellikleri

Norveç
Norveç Toprakları Skagerrak ile Kuzey Buz denizi arasında 57° 57′ kuzey enleminden 71° 11’8″ enlemine kadar uzanır.

Yüzey şekilleri. Prekambriyen çağda peneplen haline gelen Fin-İskandinav tabanının batı kısmı, Kaledonyen çağda şiddetli bir yükselmeye uğradı.

Bu yükselmenin yanı sıra kırılmalar ve geniş püskürük arızalar meydana gelirken, batı jeosenklinaline yığılmış olan tortullar yükseldi, kıvrıldı ve aşma örtüleri halinde doğuya doğru kaydı.

Birinci zaman sonunda bu sıradağlar peneplen haline gelmişti.

İkinci ve Üçüncü zamanda, kırılmalara yol açan ve eski tabanı güneye doğru yayılan bir tümsek biçimine sokan bir sarsılmalar dizisiyle yüzey şekilleri yeniden oluşurken, batıda meydana gelen bir çöküntüyle yeni sıradağlar dik yamaçlar meydana getirdi ve küçük kütlelere ayrıldı.

Yükselme geçirmiş aşınma yüzeylerinden meydana gelen yüzey şekilleri, birinci kıvrılmanın kalıntısı olan geniş monadnokların (Dovre, Jotunheimen) hâkim olduğu bir peneplen görünüşünü muhafaza etti.

Norveç

Dördüncü zamanda buzul aşındırması, temel görünüşü değiştirmeden manzarayı etkiledi.

Bununla birlikte kenar kısımların (Lofoten, Vesteralen) buzullaşmaya uğramadığı sanılır.

Yüzey şekilleri kaya çıkıntılarının aşınması ve ufalanmasıyla düzleşti; doruklar yuvarlaklaştı; vâdiler «oluk vâdi» şeklinde oyuldu; çok fazla oyulan tektonik vâdiler, birçok fiyordun (batıda deniz kolları, doğuda göller) meydana gelmesine yol açtı.

Norveç üç kısma bölünür:

1.kuzeydoğuda yükseltisi çoğunlukla 700 m’nin altında olan ve birbirinden ayrı kütlelerin (Rostegaissa, 1 069 m) eteğinde uzanan Finnmark yaylaları, derin ve geniş fiyordlarla (Varenfjord, Porsangerfjord, Tenafjord v.b.) yarılıdır; burası Finlandiya Laponyası’nın kuzey uzantısıdır.

2.yükseltileri 700 – 1 000 m arasında değişen Kjölen dağları, Trondheim ve Lyngenf-jorden arasında uzanan devamlı bir sıradağdır; İsveç ve Norveç arasında tabiî sınırı çizer.

3.dağlık bir bütün olan Güney Norveç’te başlıca dört bölge ayırt edilir.

a) Batı (veya Vestland). dallı fiyordların (Sognefjord, Hardangerfjord, Kuzey fiyordu v.b.) büyük ölçüde parçaladığı bir yüksek yaylalar bölgesidir.

kenarında uzanan kıyı takımadalarının mecraları fiyordların uzantısıdır ye dağların yükseltisi 700 – 1 500 m arasında değişir.

b) Doğu (veya östland), Oslo fiyorduna dökülen ırmakların (Glomma, Dramselv) hidrografya havzasını içine alır; birbirine paralel ve ulaşıma elverişli büyük vâdilerle örtülü, geri kalmış bir bölgedir.

c) Tröndelag, östland’ın kuzeye doğru genişlemesi sayılabilir; östland’dan, güneybatıdan – kuzeydoğuya uzanan dağlarla ayrılmıştır.

ç) Güney (veya Sörland), birbirinden Skagerrak’a doğru derece derece alçalan yüksek dağlarla ayrılan kenarları dik vadilerden meydana gelir.

Norveç İklimi

Yüzey şekilleri ve ülkenin yer aldığı enlem, Norveç’te iklimin bölgelere göre büyük ölçüde değişmesine yol açar.

Atlas okyanusunun yumuşatıcı etkilerine ve güneybatı rüzgârlarına açık olan börland’da, yağışlı ve nispeten ılıman bir iklim nüküm sürer.

Norveç Tarihi

Milâdın başlangıcında ülkenin kuzeyinde yerleşmiş olan Laponlar, uzun süre gelişemediler; güney ve güneybatıdaki vâdilere yerleşen iskandinavlar da, danimarkalı ve isveçli komşularından ancak ağır ağır farklılaştılar.

Toplum düzeninde kölelere, azatlı kölelere ve yoksullara kumanda eden ve tarımın yanı sıra Laponlarla ticaret yapan toprak sahibi köylüler ağır basıyordu; bir meclis halinde toplanan bu toprak sahipleri, vâdilerinin kralını seçer ve denetlerlerdi.

Norveç’in zalim ve kan dökücü senyörleri, maddî lükse ve scalde’lerin övgülerine düşkündüler.

Vikingler zamanında yoksul köylüler adaları sömürgeleştirdiler (Shetland, Feroe, Orkney adaları); filolar kuran toprak sahipleri, önce ticarete, sonra Britanya adalarında yağmacılığa başladılar.

Hebrides adalarını, Iskoçya’nın kuzeyini, Man adasını, İrlanda limanlarını fethettiler; Birlik krallığının sürgün ettiği senyörler, İrlanda ve Grönland’ı sömürgeleştirdiler.

Norveç’i ilk olarak IX. yy.da Güzel Saçlı Harald birleştirdi; ama ölümünden sonra veraset kavgasına girişen oğulları, kuzeybatı senyörleriyle ve ülkenin güney kısmını himayeleri altına alan Danimarkalılarla çatıştılar.

Olav Tryggvesson (995-1000), Norveç krallığını yeniden kurarak başkent Niclaros’u inşa ettirdi (997) ve tebaasını hıristiyanlaştırmaya başladı; İngiltere ve Danimarka kralı Büyük Knud, batı önderlerinin desteğiyle Norveç’i istilâ etti; Olaf, Stiklestad savaşında öldü.

Ama Knud’un Norveç tahtına çıkardığı oğlu Sven’i kovan Norveçliler (1034 veya 1035), Aziz Olaf’ın oğlu Magnus’u (1035-1047) tahta çıkardılar.

Oslo’yu kuran ve İngiltere’ye çıkarma yaparken ölen Harald (1041-1066) ile filolarını haçlı seferlerine götüren Sigurd (1103-1130) zamanında, Viking zihniyeti yeniden canlandı.

Ama Kuzey Denizi’ndeki ticaret yavaş yavaş Almanların eline geçti; Norveçliler savaşçı ateşliliklerini XII. yy.daki veraset savaşlarında harcadılar. 1152 Kararnamesiyle kesin bir şekilde teşkilâtlanan kilise, pagan barbarlığının kalıntılarını ortadan kaldırmaya çalıştı ve manevî yetkisini monarşinin zararına genişletti.

Rahiplerin Paris’te öğrenim gören ilerigelenleri. ülkede fransız etkisini yaydılar; ama atak denizciler bulunmaması yüzünden hükümdar, Vikingler zamanında ele geçirilen arazilerde ve adalarda otoritesini devam ettiremedi.

İki kardeşiyle birlikte hükümdarlık yapmayı kabul eden Sigurd’un (1130) ölümüyle bir istikrarsızlık dönemi başlayan ülkede, taht birçok serüvenci zorbanın (Harald IV Gille [1135]; Sigurd Slembe [1136] v.b.) eline geçti.

1139’da Norveç’te ismen üç kral hüküm sürüyordu; aslında ise her bölgenin ayrı bir hükümdarı vardı ve gerçek iktidar aristokrasinin elindeydi.

Kilise bir Norveç kralını (Magnus V) ilk defa kutsayarak (1164) meşru bir sülâle kurdu.

Ama Sigurd Mund’un 1174’te isyan eden eski taraftarları, Mund’un sözde evlilik dışı oğlu olan «Sverre’i (1180) kral ilân ettiler: Sverre, muhalifleri yenmeyi başardı.

Haakon IV (1217-1263), iç savaşlardan yararlanarak Orkney ve Shetland adalarını, İzlanda ve Grönland’ı geri aldı; ama adalar için İskoçya kralıyla çekişirken öldü ve yerine geçen kral, Hebrides adalarıyla Man adasını bırakmak zorunda kaldı (1266).

Haakon IV’ün, senyörleri ve rahiplerin ilerigelenlerini geçici olarak sindirmesine karşılık, kanun-koyucu Magnus (1263-1280), feodal bir hiyerarşi kurdu ve alman tüccarlara imtiyazlar verdi.

Gelir kaynaklan olmayan krallar, Töton hansa’sından borç aldılar; Hansa kısa süre içinde norveç ekonomisine hâkim oldu ve millî burjuvazinin meydana gelmesini engelledi.

Norveç buğday ithalâtı ile balık ve tereyağ ihracatı için Almanlara başvurmak zorundaydı; hansalılar önce 1343) birleştirdiği iki krallık, ölümünden sonra yeniden ayrıldı; ama Magnus’un ikinci oğlu Haakon VI (1343-1380), Danimarka kralı Valdemar’ın (öl. 1375) vârisi mahallî ticarete, sonra krallığa bağımlı toprakların ticaretine hâkim oldular.

Fiilen bağımsız olan ve ülkenin gelir kaynaklarına hâkim olan Roctocklular (Tönsbey ve Oslo’da yerleşmişlerdi) fransız kültürünün yerine alman kültürünü geçirdiler.

Norveç’e son darbeyi kara veba vurdu: vergilerin artırılması karşısında, köylüler topraklarını terk ederek soyluların veya kilisenin hizmetine girdiler.

Haakon V (1299-1319), tek kızını İsveç kralıyla evlendirdi; torunu Magnus’un (1319 -Marguerite ile evlenerek, kardeşi Erik ölünce (1359) kendine miras kalan İsveç için

Mecklenburg’lu Albrecht ile çatıştı.

Oğlu Olaf V (1380-1387) adına Danimarka ve Norveç naibesi olan Marguerite, sonunda Meklemburg’lu Albrecht’in taraftarlarını yok etli ve oğlunun ölümünden sonra kendine vâris olarak yeğeninin oğlu Pomeranyalı Erik’i seçerek bu seçimi üç krallığın soylularına onaylattı (Kalmar birliği, 1397).

Norveç, Birlik’te zarara uğradı: danimarkalı yöneticilerin elinde, Christian I’in İskoç kralına vaat ettiği Orkney ve Shetland adalarını kaybetti (1468).

Buhranlar sırasında memleketlerinin meseleleriyle hiç ilgilenmeyen soyluların bir kısmı Danimarka kralını bir kısmı da tahtta hak iddia eden isveçli adayı destekledi.

Birlik bozulunca (1523) Danimarka krallığına bağımlı bir ülke haline gelen Norveç’te, danimarkalılar din olarak Luther’ciliği (1537), dil olarak da Dancayı zorla kabul ettirdiler; ülkeyi sömürmede hansalıların yerini hollanda donanması aldı.

Danimarka kralının kaybettiği savaşlar sonunda Norveç, Jamtland Heyedalen (Brömsebvo barışı, 1645), Bohuslan ve Trondheim’ı (Roskilde barışı, 1658) İsveç’e kaptırdı.

Ormanların ve demir madenleri işletmesinin gelişmesi, XVII. yy.da deniz filosunun yeniden kurulması, bu köylü milletin başına tüccarlardan meydana gelen seçkin bir sınıf getirdi.

Bu sırada kralın köylü sınıfı lehine aldığı tedbirler (1687 kanunu) Danimarka’dan kısa süre önce getirilen soylu sınıfı geriletti.

Yeni köylü ayaklanmalarının (Lofthuus) patlak verdiği XVIII. yy.da fikir hayatındaki rönesans, Danimarka’ya karşı millî duyguyu sağlamlaştırdı.

XVIII. yy.daki fıansız-ingiliz savaşları sırasında tarafsızlıktan yararlanan norveç, donanması, İngiltere’nin kıta ablukasına karşı aldığı tedbirler yüzünden iflâs etti: Danimarka ile ilişkisi kesilen kuzey krallığı açlık tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

İsveç naibi Bemadotte, Danimarka kralı Frederik VI’yı Norveç’i kendine bırakmaya zorladı (Kid barışı, ocak 1814); ama Danimarka naibi prens Kristian Frederik’in topladığı Millet meclisi onu kral seçti ve mayıs 1814’te Eidsvoll (veya Eidsvold) anayasasını ilân etti.

İsveç istilâsı sonunda Norveç, İsveç ile sınırlı bir birlik akti imzalamak (6 ağustos 1815) zorunda kaldı: iki krallığın sadece kralı ve dışişleri bakanı ortaktı.

Bemadotte çağın en liberal anayasasını tanımak zorunda kaldı; anayasa, geniş bir vergilendirme sistemine göre seçilen Storting e bütün yasama gücünü veriyor ve krala sadece uygulamayı geciktirici bir veto hakkı tanıyordu.

Boş yere iktidarını artırmaya çalışan kral, sonunda birleşme aklini yeniden gözden geçirmeyi kabul etmek zorunda kaldı.

Norveç millî bir bayrağa kavuştu ve kral naipliği ortadan kalktı, ülkenin sınaî kalkınması devam etti: balıkçılık, kabotaj ve başka milletler hesabına nakliyat, norveç donanmasını dünyanın üçüncü filosu haline getirdi.

XX. yy. başında su gücünden yararlanılması elektrokimyanın gelişmesini sağladı.

Eğitimi köylere yaymak için büyük çaba harcayan zengin ülke, XIX yy.ın ikinci yarısında bütün Avrupa’nın hayran olduğu sanatçılar yetiştirdi.

XX. yy.da aydınlardan (bu arada Vansen) meydana gelen bu seçkin tabaka, millî duyguyu geliştirmeye ve tam bağımsızlığa kavuşmağa çalıştı, İsveç ile bağlar, İktisadî alanda henüz sıkıcıydı: Storting uzun süre Stockholm’unkinden farklı bir ticaret siyaseti sağlayacak norveç konsoloslukları açılmasını istedi durdu.

Çatışma öylesine şiddetlendi ‘ki 7 haziran 1905’te Storting, Oskar II’nin artık Norveç kıalı olmadığını ilân etti. İsveç bunun üzerine ayrılmayı kabul etmek zorunda kaldı.

Storting’in kararıyla yapılan referandumdan sonra Norveç’in seçtiği danimarkalı prens, Haakon VII adıyla tahta çıktı (kasım 1905).

Bağımsız Norveç

Ülke örnek bir demokrasiyle yönetilir: 1898’de genel oy sistemini kabul eden Norveç, kadınlara oy verme hakkı tanıyan ilk ülkelerdendir.

1914-1918 Arası tarafsız kalmanın artırdığı zenginlik, hayat seviyesinde genel bir yükseliş sağladı; işçi sınıfının önemi, iktidara İşçi partisini (1935’te Nygaardsvold kabinesi) getirdi; bu parti çiftçilere dayanmak zorunda olduğundan sınırlı reformlarla yetindi.

1814’te Danimarka’ya bırakılan İzlanda’dan ve Feroe adalarından yoksun kalan Norveç, Grönland’ı da bırakmak (Lahey Hakem heyeti kararı, 1933) ve Paris antlaşmasıyla aldığı (1920) Svalbard ile yetinmek zorunda kaldı.

Barışçılığına rağmen Norveç, İkinci Dünya savaşından kaçınamadı: denizaltı savaşı için eşsiz bir yer olan kıyılarına ve İsveç demirinin ihraç yeri olar Narvik limanına, Hitler göz dikmişti.

Oslo’ya 8 nisan 1940’ta bir ültimatom veren Hitler, ertesi gün Oslo, Staranger, Trondheim ve Narvik limanlarını işgal ettirdi.

Kral ve hükümet, direnme emri verdiler; ama bir fransız -İngiliz kuvvetinin yardımına rağmen norveç ordusu 9 haziran 1940’ta teslim oldu (kral ve bakanları 7 haziranda İngiltere’ye geçmişlerdi).

Halk işgalcilere öylesine karşıydı ki, nazi taraftarı parti başkanı Quisling başarısızlığa uğrayan ilk denemesinden (9-15 nisan 1940) sonra ancak 1942 şubatında işbirlikçi bir hükümet kurabildi.

Direnme hareketine karşı Almanlar Wehrmacnt’ın teslimine kadar (mayıs 1945) ülkede baskı tedbirlerini devamlı olarak artırdılar.

1944’ten beri S.S.C.B. ile ortak sınırı olan Norveç, 1949’da topraklarında barış sırasında yabancı asker bulunmasını kabul etmeksizin Kuzey Atlantik paktına katıldı.

Öbür avrupa devletleri gibi, Savaştan senra biraz sola kaydı; bu eğilim madenlerin ve elektroteknik işletmelerinin çoğunun devletleştirilmesine yol açtı.

1940’taki tutumuyla tebaasının gözünde daha da büyüyen kral Haakon VII, 21 eylül 1957’de öldü ve yerine oğlu Olav V tahta çıktı.

1963’e kadar işçi partisinin (sosyalistler) hemen hemen otuz yıllık tartışılmaz üstünlüğü devam etti.

7 Ekim 1957 gene, seçimlerinde İşçi partisi, «Storting»de gene çoğunluğu muhafaza etti: muhafazakârların 29, tarımcıların 15, liberallerin 15, hıristiyan demokratların 12 ve komünistlerin 1 milletvekiline karşılık parti 150 milletvekilinin yüzde 78’ini çıkardı (oyların yüzde 48’3’ü).

1955’ten beri iktidarda olan Einar Gerhardsen hükümetinde değişiklik olmadı.

Bununla birlikte, bütün İskandinav sosyal demokrasisinde olduğu gibi Norveç’te de İşçi partisi 11 eylül 1961 genel seçimlerinde kesinlikle geriledi. İşçi partisi tarımcılara 1, «hıristiyanlara» 3 ve aşırı sol kanada (halkçı sosyalistler) 2 milletvekilliği kaptırarak ancak 74 milletvekili (oyların yüzde 46,82’si) çıkarabildi.

Yeniden iktidara gelen Gerhardsen kabinesi, kendisini, fiyatların devamlı olarak artması ve enflasyoncu baskı sonucu yatırımları ve tüketim maddelerini kontrol etmekle suçlayan muhalefet karşısında hükümet etmekte oldukça güçlük çekti.

Kasım 1962’de, 21 madencinin ölümüyle sonuçlanan Kongsfjord patlaması konusunda 73’e karşı 75 oyla kabul edilen bir sansür önergesi üzerine, İşçi partisi hükümeti 23 ağustos 1963’te düştü.

Muhafazakâr John Daniel Lyng yeni hükümeti kurmakla görevlendirildi, fakat 18 eylülde, sol kanattan iki milletvekilinin katıldığı 74 işçi partili milletvekili kabineyi azınlıkta bıraktı ve Gerhardsen tekrar başbakan oldu: hemen sanayide çalışma süresinin azaltılmasını ve ücretli tatillerin uzatılmasını teklif etti, öte yanda, 1960’tan beri A.E.L.E. üyesi olan Norveç’in Ortak pazara girmesini savundu.

1966-1969 Devresi için bir kalkınma programı hazırlandı ve özellikle gayrısafi millî hasılada yüzde 17 oranında artış öngörüldü.

«Storting»deki kuvvet dengesi çok naziktir: 12 ve 13 eylül 1965 genel seçimlerinde, 6 milletvekilliği kaybeden (74 yerine 68) ve oyların yüzde 46’8’i yerine ancak yüzde 43,3’ünü alabilen İşçi partisi bozguna uğradı; oysa halkçı sosyalistler (komünistler) oyların yüzde 2,4’ü yerine yüzde 6,8’ini aldılar.

Dört büyük muhalefet partisinden üçünün milletvekilleri çoğaldı.

Liberaller 4, tarımcılar 2, muhafazakârlar 2 milletvekili fazla çıkardılar; yalnız hıristiyan demokratlar 2 milletvekilliği kaybettiler.

Toprak sahipleri partisi (Tarım partisi veya Merkez partisi) önderi Per Borten, dört burjuva partisinin üyelerinden kurulu bir koalisyon kabinesinin (6 muhafazakâr, 3 liberal, 3 tarımcı ve 3 hıristiyan bakan) başına geçti; hükümet 12 ekimde göreve başladı.

Borten kabinesi, hıristiyan ve liberallerin muhalefet ettiği Norveç’in Avrupa Ekonomik topluluğuna girmesi konusuna dokunmaktan çekindi; N.A.T.O. ve A.E.L.E. ile işbirliğine sadık kaldı.

İçte, sosyalist hükümetin hazırladığı kanun tasarılarının uygulanmasıyla devamlılık sağlandı: ek bir emeklilik sistemi kurulması, mecburî öğretimin sekiz yıldan dokuz yıla çıkarılması, Trondheim ve Troms’da iki üniversite açılması, taşıma araçları ve mesken yapımının hızlanması v.b.

1969 Genel seçimleri 7-8 eylülde yapıldı.

Koalisyon hükümeti daha az bir çoğunlukla kurulabildi; fark 12’den 2’ye düştü.

Muhalefetteki İşçi partisinin oy yüzdesi 43,1’den 46,7’ye çıktı.

Eski kabine bazı değişikliklerle göreve devam etti.

Borten, 2 mart 1971’de istifa edince dört partili koalisyon sona erdi.

Bütün üyeleri İşçi partisinden olan yeni hükümet, partinin lideri Trygve Bratteli tarafından 10 martta kuruldu.

Yeni kabinenin bütün üyeleri İşçi partisindendi.

Norveç, Avrupa Birliğine, 1972’de, İrlanda, Danimarka ve İngiltere ile birlikte resmen katıldı.

Brüksel’de yapılan antlaşma bu ülkelerin başbakanları tarafından imzalandı (22 ocak).

Norveç Tarihi Eserler

Norveç’te viking sanatının en güzel örneklerinden bazıları muhafaza edilir (Osebeny ve Gokstad mezarlarında bulunan ve Oslo Halk Sanatları müzesinde muhafaza edilen gemiler).

Hıristiyanlık çağında çok orijinal bir ahşap kilise mimarisi (Oslo Halk Sanatları müzesi) ortaya çıktı; bu arada Nidaros katedralinde (Trondheim) Hamar ve Stavanger katedralleriyle Bergen’deki Nötre Dame kilisesinde fransız örneklerinden büyük ölçüde etkilenildi; ahşap mimarî Vikinglerde çizgisel duygunun devam ettiğini gösteren tahta kilise kapıları meydana getirdi.

1700’den sonra inşa edilen başlıca anıt Kongsberg kilisesidir.

Çağdaş mimarlar hem millî ahşap mimarîden, hem de milletlerarası modern mimarîden ilham almışlardır.

Süsleme sanatlarında güzel gümüş işleri ve duvar halıları (XVI.-XVII. yy.) yapıldı.

Norveç

Norveç

Bir cevap yazın