Osmanlının Kuruluş Dönemi,Başlangıç Dönemi

Osmanlının Kuruluş Dönemi Osmanlı devletinin kurucusu Osman I (1258 – 1326), babası Ertuğrul’un ölümünden sonra, Kayı boyunun beyliğine geçti ve babasmın siyasetini sürdürdü: İnegöl, Karacahisar ve Bilecik tekfurlarıyla bazen dostça geçindiyse de genellikle çatışmak zorunda kaldı.

Osmanlı Başlangıç Dönemi

Kayı boyunun sürekli saldırılarından endişe duyan Bursa ve İznik tekfurlarının Yarhisar ve Karacahisar tekfurları ile birlik kurmaları üzerine, İznik üstüne yürüdü; 1291’de Karacahisar’ı ele geçirerek beyliğinin ilk merkezi yaptı; kalenin kilisesi camiye çevrilerek ulemadan Tursun Fakih, hutbede, ilk defa, Osman Beyin adını okudu; şer’î (hukukî) işler için de bir kadı tayin edildi.

Osman Gazi, akutlarını bir plana göre yaptı. Bilecik ve Yarhisar kalelerini aldı (1299); ganimetleri gazilere dağıttı; Yarhisar tekfurunun kızı Nilüfer’i oğlu Orhan Bey ile evlendirdi; bu evlilikten Murad I ile Rumeli fatihi Süleyman Paşa dünyaya geldi.

Osman Bey, 1299’da bağımsızlığını ilân etti; yeni devletin teşkilâtını kurarak, gazilere tımarlar verdi; fethedilen kalelere idareci olarak subaşı, dizdar ve kadı tayin etti. Köylerde tımar karşılığı, sipahiler yetiştirildi.

1301’de Yenişehir ile Yundhisar’ı (Söğüt’ün güneybatısında) aldı ve Yenişehir’i beyliğin yeni merkezi yaptı; Şeyh Edebali, bu yeni merkezde hemen imar faaliyetine başlayarak evler, dükkânlar, çarşı ve hamamlar yaptırdı.

Bundan sonra Yenişehir çevresinde bugün de aynı adları taşıyan köy ve kasabaları alan Osman Gazi, 1303’te İznik üstüne yürüdü ve kaleyi kuşattı. Bursa tekfurunun önayak olduğu birliği dağıttı.

1315’te Bursa üstüne yürüdü; on yıllık bir kuşatmadan sonra bu şehri aldı (6 nisan 1326). Osman Gazi Bursa ’nın fethinden kısa süre sonra öldü; önce Söğüt’te babasının yanına, sonra da Bursa hisarında camiye çevrilen Aya Elia manastın içine yaptırılan türbeye (Gümüşlükümbet) gömüldü.

Osman Gazinin ölümünden sonra yerine oğlu Orhan Bey geçti. Orhan Bey, Bizanslılardan İznik ve İzmit’i aldı. İznik kuşatması sırasında kalenin yardımına gelen bizans ordusu yenildi (1329). Karesi beyliği Osmanlıların eline geçti.

Bizans imparatoru olmak isteyen Kantakuzenos’a yardım için türk kuvvetleri gönderildi. Sonra Osmanlılar Gelibolu’da Çimbi kalesi, daha sonra da Gelibolu, Bolayır, Malkara, Çorlu ve Tekirdağ’ı ele geçirdiler. Ankara, ahilerden alındı.

Osmanlı devletinin ilk sikkesi de Orhan Gazi zamanmda basıldı . Orhan Gazi ölünce (1362) yerine oğlu Murad I geçti. Bu sırada ankara ahileri şehirdeki osmanlı muhafızlarını kovarak buraya hâkim oldular.

Murad I hemen Ankara üstüne yürüdü ve şehri geri aldı (1363). Bundan sonra Rumeli’ye geçerek Çorlu ve Lüleburgaz’ı ele geçirdi. Murad I’in kumandanlarından Evrenos Bey ve Hacı İlbeyi de Malkara, Keşan, İpsala, Dedeağaç ve Dimetoka’yı ele geçirdiler.

Daha sonra Lala Şahin Paşa Edirne’yi aldı. Sonra Filibe ve Gümülcine de Osmanlıların eline geçti. Bunun üzerine, Osmanlılara karşı bir haçlı seferi düzenlendi. Haçlılar, Edirne’ye yürüdüler; fakat Hacı llbeyi Haçlıları yenilgiye uğrattı.

Sonra, Bulgarlardan Kızılağaç, Yanbolu, Ihtiman, Samokov, Aydos, Kamabat, Süzebolu (bugün Sozopol) kasabalarıyle Bizanslılardan Hayrabolu şehri alındı.

Bulgar kralı İvan Şişman, osmanlı himayesini kabul etti. Kızkardeşi prenses Marya’yı Murad I’e verdi. Çirmen’de Sırplar yenilgiye uğratılınca (1371) Trakya ve Makedonya’da birçok bölge Osmanlıların eline geçti.

Sırp despotu Lazar, Osmanlılara bağlandı; yılda 50 okka gümüşle savaşlarda yardımcı asker vermeyi kabul etti (1375). Murad I, bundan sonra Bursa’ya döndü; oğlu Bayezid’i Germiyanoğlu Süleyman Şahın kızıyla evlendirdi. Kütahya, Tavşanlı, Simav ve Eğrigöz (Emet) gelinin çeyizi olarak Osmanlılara verildi (1381).

Akşehir, Yalvaç, Yenişehir, Karaağaç ve Eğridir de, Hamidoğlu Hüseyin Beyden 80 000 altın karşılığı satın alındı.

Murad I’in 1380’de Rumeli’de savaşlara yeniden başlanması için emir vermesi üzerine Timurtaş Paşa, Iştip (Ştip) [1381], Manastır (Bitol) ve Ohri’yi (1385) ele geçirdi. Bulgaristan’da Sofya ve Niş, osmanlı hâkimiyetine geçti.

Osmanlı devletinin Balkanlar’da bu hızlı ilerlemesi üzerine sırp kralı Lazar, bosna kralı Tvartko (Tvrtko), hırvat ve amavut prensleri Osmanlılara karşı birleşti; 30 000 kişilik sırp ve bosna kuvveti Timurtaş Paşayı Ploşnik’te yendi.

Bu olay, Macarların, Eflaklıların, Lehlilerin, Bulgarların ve Dobruca prensinin haçlı birliği kurmalarına sebep oldu. Durumu öğrenen Murad I, daha Haçlılar birleşmeden Ali Paşayı, bulgar kralı ve Doborca prensinin üstüne gönderdi.

Ali Paşa, oulgar kralını ve Dobruca prensinin kuvvetlerini yenerek onların haçlılarla birleşmesiı i önledi (1388). Bundan sonra Murad I Puneli’ye geçti; iki ordu Kosova’da karşılaştı. Yapılan savaşta Haçlılar yenildi; savaştan sonra Murad I bir sırp tarafından öldürüldü (1389).

Yerine oğlu Bayezid I geçti. Murad’ın ölümü üzerine Anadolu’da Aydınoğullan, Saruhanoğullan, Germiyanoğulları, Menteşeoğulları, Hamidoğullan beylikleri Bayezid’e savaş açarak osmanlı topraklarına saldırdılar.

Yıldırım Bayezid, Anadolu’da bu beylikler üstüne yürüdü ve onların Anadolu’daki hâkimiyetlerine son verdi (1389). Ertesi yıl da Karamanlılara sefer açtı. Karaman beyi ile Beyşehir’i Osmanlıara bırakmak şartıyla barış yapıldı. Bayezid, 1396’da İstanbul’u kuşattı. Bu kuşatma yeni bir haçlı, seferine yol açtı.

İki ordu Niğbolu’da (Nikopol) karşılaştı; savaş haçlıların yenilgisiyle sonuçlandı. Bundan sonra İstanbul kuşatmasına devam edildi. Anadoluhisarı yapıldı. İstanbul kuşatmasını vezir Ali Paşaya bırakan Yıldırım, Anadolu’ya geçerek Konya’yı aldı.

Sonra, Kadı Burhaneddin’in bütün ülkesi ve Mısırlıların elinde bulunan Malatya ele geçirildi. Yıldırım Bayezid Anadolu’da bulunduğu sırada Boucicaut kumandasında bir donanma İstanbul’a yardıma geldi, Istanbul’u Türklerin kuşatmasından kurtardı ve şehir yakınlarındaki kaleleri geri aldı.

Bayezid, 1400’de İstanbul’u yeniden kuşattı. Timur’un aynı yıl içinde Anadolu’ya girmesi İstanbul’u tekrar kurtardı. Timur, Sivas’ı alarak yağmaladı; oradan Doğu Anadolu ve Suriye’ye döndü. Yıldırım Bayezid bu fırsatı kullanarak ordusunu topladı.

Timur 1402’de Bayezid ile çarpışmak üzere tekrar Anadolu’ya girdi. İki hükümdar Ankara’da karşılaştı. Savaş, Bayezid’in yenilmesi ve esir olmasıyla sonuçlandı (1402).

Bayezid kısa bir süre sonra öldü (1403). Onun ölümünden sonra oğulları çeşitli yerlerde saltanatlarını ilân ettiler. Süleyman Çelebi Rumeli’de, İsa Çelebi Balıkesir’de, Mehmed Çelebi Amasya’da ve Musa Çelebi Bursa’da hüküm sürmeye başladı.

Çelebi Mehmed üç kardeşini de ortadan kaldırarak tek hâkim durumuna girdi (1413). Ankara savaşından sonra Osmanlıların elinden alınmış olan yerleri geri almak için çalıştı. Yerine oğlu Murad II geçti; kardeşi Mustafa’nın isyanını bastırdı. Bizans’ı kuşattı, Venediklilerle savaştı (1425 – 1430).

Eğriboz’a (Ağnboz) ve Mora’ya akınlar yapıldı. Selânik, Venediklilerden alındı (1430). Eflak ve Sırbistan yeniden Osmanlı devletine bağlandı. Hamidili, Taşili, Konya, Beyşehir işgal edildi (1437).

Murad II Macarlar ile barış yaptıktan sonra (1444), tahtı oğlu Mehmed IÎ’ye bıraktı. Murad’ın tahttan çekilmesi haçlıların yeni saldırılarına sebep oldu. Murad II, osmanlı ordusunun başma geçerek haçlıları Varna’da yendi (1444).

Yeniçerilerin isteği üzerine yeniden padişah oldu. İkinci bir Haçlı ordusunu Kosova’da yendi (1448). Murad II buradan Amavutluk’a bir sefer yaptı. Akçahisar (Kruje) kuşatıldı; fakat alınamadı (1450). Bir yıl sonra Murad II ölünce, yerine oğlu Mehmed II padişah oldu.

Yükseliş devri. Mehmed II, Rumelihisar’ı yaptırarak İstanbul’u kuşattı; 53 gün süren bir kuşatmadan sonra şehri fethetti (29 mayıs 1453), Sırbistan (1459), Mora (1460) ele geçirildi, fakat Belgrad Macarlarda kaldı.

Ege denizinde Limni, Taşoz, Midilli, lmroz ve Eğriboz kalesi osmanlı hâkimiyetine geçti. Fatih Sultan Mehmed bundan sonra Anadolu’ya geçerek Trabzon Rum imparatorluğuna son verdi (1461), Gedik Ahmed Paşa kumandasındaki bir orduyu Kırım’a gönderdi.

Kırım’daki ceneviz kolonileri ele geçirildi. Kırım Osmanlı devletine bağlandı (1471). Fatih Sultan Mehmed 1473’te Akkoyunlulara karşı sefere çıktı. Otlukbeli’nde yapılan savaşta akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ı yenilgiye uğrattı.

Böylece Fırat nehrine kadar bütün Anadolu Osmanlıların eline geçti. Karaman beyliğine kesin olarak son verildi (1474). Fatih İtalya’nın da fethine teşebbüs etti. 1480’de Gedik Ahmed Paşanın kumandasına kuvvetli bir ordu ve donanma vererek onu, İtalya’nın fethiyle görevlendirdi.Gedik Ahmed Paşa Otranto kalesini ele geçirdiyse de Fatih’in ölümü üzerine geri döndü.

Memlûkların sürekli olarak Karamanoğullarını ve Akkoyunluları OsmanlIlara karşı korumaları, Fatih’in ise Memlûkların himayesinde olan Dulkadıroğulları beyliğini hâkimiyeti altına almak istemesi iki devletin arasını açtı.

Fatih 1481’de Mısır seferine çıktı; fakat Gebze’de öldü. Yerine oğlu Bayezid II geçti. Onun zamanmda, Osmanlı devletini en çok uğraştıran mesele Cem Sultan hâdisesiydi. İstanbul’daki taraftarlarının yardımına rağmen tahta geçemeyen Cem Sultan, Bayezid ile mücadeleye girişti; Anadolu’da kendi adına para bastırdı ve hutbe okuttu.

Bayezid’e imparatorluğu paylaşmayı teklif etti. Bu teklifi kabul edilmeyince Bursa üstüne yürüdü. Yenişehir ovasında yapılan savaşı kaybeden Cem, önce Karaman’a çekildi, orada da tutunamayarak Mısır’a gitti (1481).

Daha sonra Karamanoğlu Kasım Bey ile birlikte tekrar Anadolu’ya geldi; fakat gene bir başarı elde edemedi. Rodos şövalyelerine, oradan da papaya sığındı.

Cem Napoli’de 1595’te öldü. Cem Avrupa’da bulunduğu sırada, Bayezid onun Rumeli’ye geçerek bir olay çıkarmaması için papaya büyük paralar verdi ve önemli seferlere girişmekten çekindi. Bayezid zamanında Hersek (1483) ve Boğdan (1484) kesin olarak osmanlı hâkimiyetine girdi.

Ayrıca Cem’in Mısır’a sığınması ve memlûk sultanı Kayıtbay’ın, behmenî hükümdarı Mahmud II’nin Bayezid’e gönderdiği bir hançeri alması iki devletin arasını açtı.

Memlûkların nüfuz alanı olan Çukurova’da 1485’te başlayan savaşlar 1491’e kadar sürdü. Yapılan beş seferden üçünü Memlûklar, ikisini de Osmanlılar kazandı.

Savaşlar, Tunus hükümdarının aracılığıyla sona erdi. Çukurova’da Osmanlıların ele geçirdiği yerler Mekke ve Medine vakfı olduğundan Mısırlılara geri verildi. Mora’da Venediklilerin elinde kalan Inebahtı, Modon ve Koron (1599) ile Adriya kıyılarındaki Draç limanı ele geçirildi.

Bayezid II zamanında, İran’da büyük bir devlet kuran Şah İsmail, şiî mezhebiyle ilişkisi dolayısıyle Anadolu’da da büyük bir nüfuz sahibi oldu ve birçok taraftar kazandı. Bunlar, Şah Kulu adında birinin başkanlığında ayaklandılar; âsiler Anadolu beylerbeyi Ahmed Paşayı yendilerse de daha sonra sadrazam Hadım Ali Paşa kumandasmdaki orduya yenildiler. Bayezid’in son zamanlarmda oğulları Ahmed, Korkud ve Selim arasında saltanat mücadelesi başladı.

Bayezid ve devlet adamları Ahmed’in padişah olmasını istiyorlardı; fakat yeniçeriler kahramanlığına ve cesaretine hayran oldukları Selim’in tarafını tuttular; Bayezid, tahtı Selim’e bırakmak zorunda kaldı (1512). Selim I, kardeşleri Ahmed ve Korkud’u ortadan kaldırdıktan sonra Anadolu’da büyük bir nüfuz sahibi olan şiîlere karşı harekete geçti. 40 000 şiîyi öldürttü, sonra da Şah İsmail’e savaş açtı. Çaldıran’da yapılan savaşta Şah İsmail yenildi (1514).

Doğu Anadolu Osmanlıların eline geçti. Çaldıran savaşından sonra Dulkadıroğullarının ülkesiyle Maraş ve Elbistan da fethedildi (1515). Bundan sonra Memlûklar üstüne sefer yapıldı. Memlûklar, önce Merci Dabık’ta (1516), sonra da Reydaniye’de (1517) yenildiler.

Suriye, Mısır ve Hicaz osmanlı yönetimine geçti. Yavuz Sultan Selim, yeni sefer hazırlıklarına girişti; özellikle donanmaya büyük önem verdi. Kapıkulu ocaklarını Edirne’ye gönderdi. Kendisi de Edirne’ye giderken Çorlu’da öldü (1520). Yerine oğlu Süleyman hükümdar oldu.

Mısır’da Canberdi Gazali isyanı bastırıldıktan sonra (1520), Belgrad (1521) ve Rodos (1522) ele geçirildi. Kanunî Sultan Süleyman, bundan sonra Macaristan’a karşı harekete geçti. Mohaç’ta yapılan savaşta macar ordusunu yendi. Macaristan Osmanlı devletine bağlı bir krallık haline getirildi (1526).

Macaristan seferinden sonra, Habsburg hanedanından Ferdinand’ın veraset yoluyla Macar krallığında hak iddia etmesi, Kanunî’nin macar kralı yaptığı Janos Zapolya’yı Lehistan’a sığınmak zorunda bıraktı. Bunun üzerine, Kanunî, Avusturya’ya karşı yeni bir sefere karar verdi (1528). Bu seferde Viyana kuşatıldı; fakat şehir alınamadı (1529).

Osmanlı ordusunun çekilmesinden sonra Avusturyalıların Budin’i tekrar almaya teşebbüs etmeleri üzerine Kanunî Avusturya’ya karşı yeniden sefere çıktı (1530). Avusturya topraklan yağmalandı; AvusturyalIlar ile 1533’te yapılan barıştan sonra Kanunî İran’a savaş açtı.

Sadrazam İbrahim Paşa İran’a gönderilecek olan orduya serdar tayin edildi (1533). Arkadan kendisi de hareket etti. Tebriz ve Bağdat ele geçirildi. Kanunî, Avusturya’ya yaptığı seferlerle imparatorluğun batı sınırlarını, İran seferleriyle de doğu sınırlarını güven altma aldı.

Bundan sonra Akdeniz’de seferlere başladı. Venedik’e savaş açıldı. Kanunî karadan, Barbaros Hayreddin ise denizden hareket etti. Korfu adası kuşatıldı; fakat almamadan geri dönüldü (1537).

Barbaros, bir yıl sonra Preveze’de hıristiyan donanmasını yenerek Osmanlı imparatorluğunun Akdeniz hâkimiyetini sağladı (1538). Bu sırada Mısır valisi Hadım Süleyman Paşa Hint okyanusunda Portekizliler ile savaştı. Hindistan’da Portekizlilerin elinde bulunan Diu kalesini kuşattı, fakat alamadan geri döndü.

Janos Zapolya ölünce (1540) Ferdinand Macaristan’ı ele geçirmek için Budin’e bir ordu gönderdi. Bunun üzerine Kanunî’nin Ferdinand’a karşı yeni bir sefere çıkmasına sebep oldu (1540). Bu sefer sonunda Macaristan bir türk eyaleti haline getirildi.

1543’te Barboros Hayreddin, Fransa kralı François I’e yardım etmekle görevlendirildi. Barbaros, osmanlı donanmasına katılan fransız donanmasıyla birlikte Nis’i (Nice) bombardıman etti. Barbaros’un bu seferi sırasında Kanunî de Estergon kalesini kuşattı ve aldı.

Bu seferden sonra İran ile savaş tehlikesi belirdiğinden Avusturya ile beş yıllık bir barış yapıldı (1547). Ertesi yıl da İran üstüne hareket edildi (1548). Şah Tahmasp padişahın karşısına çıkmaya cesaret edemediği için birçok kale alındığı halde savaş yapılamadan geri dönüldü.

Fakat 1552’de Şah Tahmasp yeniden saldırıya geçtiğinden İran’a savaş açıldı. Bu sefere sadrazam Rüstem Paşa serdar tayin edildi; fakat Rüstem Paşa, şehzade Mustafa’nın isyan edeceğini bildirdiği için Kanunî de sefere çıktı. Aktepe’de (Konya Ereğlisi), şehzade Mustafa öldürüldü (1553).

Osmanlı ordusu Nahçivan’a (Nahiçevan) kadar ilerledi. Sonra geri dönüldü. Kanunî Erzurum’dayken şahın elçisi gelerek barış yapılmasını istedi. Yapılan barışa göre Azerbaycan, Doğu Anadolu, Irak Osmanlılarda kaldı.

Kanunî 1566’da Zigetvar (Szigetvar) kalesini almak üzere yola çıktı. Kuşatma devam ettiği sırada öldü (1566). ölümünden kısa bir süre sonra da kale ele geçirildi. Yerine oğlu Selim II geçti. Selim II zamanında Kıbrıs ele geçirildi (1570). Fakat osmanlı donanmasının büyük bir kısmı İnebahtı’da haçlılar tarafından yok edildi .

 Osmanlı Başlangıç Dönemi

Bir cevap yazın