Osmanlıda Diplomasi Geleneği | Osmanlı Tarihi |

Osmanlıda Diplomasi Geleneği,Eski türk yazıtları ve çin belgeleri, Türkler ile Çin imparatorluğu arasında diplomatik ilişkiler ve karşılıklı gidip gelen elçiler bulunduğunu gösterir.

Bizans kaynaklarına göre, Batı Göktürk Kağanı, 567 yılında Bizans’a bir elçi heyeti göndermiş, başkanlığını Maniakh adlı bir sogd yapmıştır.

Bizans kaynaklarında Sizabulos adıyla anılan Türk kağanı, Perslere karşı Bizans ile askerî ve siyasî to anlaşma yapabilmek amacında idi.

Bizans imparatoru Justinus II, Türklere karşı büyük bir ilgi duyarak bir yıl sonra Kilikyalı Zemarkhos başkanlığındaki elçiler kurulunu Ektağ’daki (Akdağ) Türk devleti baş kentine gönderdi.

568’de başlayan türk-bizans diplomatik ilişkileri böylece gelişti.

Tiberius devrinde gönderilen Valentinus heyeti, Sizabulos’un yerine geçen Tardu kağanı ziyaret etti.

Osmanlılarda Diplomasi

Türk diplomasisinin eski belgelerinden de, Oğuz boylarının Maveraünnehr’e inmele ri sırasında, Gazneli hükümdarı Mesud ile selçuklu beylerinin yaptıkları görüşmeleri konu edinir.

Türklerin, savaştan önce mutlak görüşme yapmayı diplomasilerinin ana ilkesi saydıkları, bu belgelerden anlaşılmaktadır.

Osmanlı devletinin güçlü olduğu dönemlerde diplomatik faaliyet, devletler arasında çıkan anlaşmazlıkları gidermek, onaylanmış antlaşmaları sunmak, sınırlan tespit etmek; cülûs haberlerini götürmek şeklinde olmuştur.

Batılı ülkeler ise Ortaçağdan itibaren Osmanlılara elçi göndermeye başlamışlardı.

Türkiye’de sürekli olarak oturma izni ilk olarak 1454 yılında Venedik balyozuna verildi; 1530’da Avusturya, 1532’de Fransa ve 1583’te İngiltere’nin İstanbul’da daimî diplomatik misyonları kuruldu.

Diplomatik alanda Osmanlıların ilk anlaşması Sultan Murad I’ın Raguza cumhuriyetine verdiği garanti konusunda oldu.

1774 Yılında yapılan Kaynarca barışı ile Rusya, osmanlı diplomasisinde önemli bir yer almaya başladı.

Osmanlı diplomasisi

1718’de imzalanan Pasarofça antlaşmasıyle batılı ülkelerle olan ilişkileri geliştirmek zorunluğunu kabul etti.

Doğu ülkelerinde sadece İran, Osmanlılara göre ön planda bir devlet sayılmıştır.

Osmanlı devleti, yabancıların askerî sosyal güçlerine önem verir, diplomatik ilişkilerini buna göre ayarlardı, örnek olarak Karlofça görüşmelerinde osmanlı diplomatlarının Avusturya delegelerine birinci, Lehistan’a ikinci, Venedik’e üçüncü derecede önem vermeleri gösterilebilir.

Kanunî Sultan Süleyman devrinde François I ile yapılan antlaşmadan sonra Fransa, osmanlı diplomasisinde özel bir yer almıştı; ama Fransa, Girit savaşında Venedik’e yardımda bulunanca durum değişti ve onun yerine İngiltere ve Hollanda geçti.

XVIII. ve XIX. yy.larda ise osmanlı diplomasisi bazen Fransa’nın, bazen İngiltere’nin etkisi altındaydı.

Bu devletlerin yerini arasıra Rusya ve Almanya alırdı.

İngiliz, fransız, alman, rus elçilerinin Babıâli’deki faaliyetleri osmanlı diplomasisine iç ve dış ilişkiler bakımından geniş çapta yön verdi.

İmparatorluğun son yıllarında ise Japonya ve A.B.D. osmanlılarla diplomatik ilişkiler kurdular.

Bir cevap yazın