Osmanlıda Taş İşçiliği,Taş Oymacılığı | Osmanlı Tarihi |

Osmanlıda Taş İşçiliği Osmanlılarda cami, medrese, imaret v.b. yapıların ana kapı ve avlu duvarlarında, selçuklu üslûbunun etkisi görülür.

Anıtsal görünüş, motiflerin istif tarzı Selçuklulardaki gibidir.

Ancak, figürlü plastik ve yüksek kabartma taş oymacılığı kullanılmadı.

Klasik sadelik, gölge ışığa imkân sağlayan hareketli yüzeylerin yerini aldı.

Osmanlıda Taş Oymacılığı

Taş oymacılığının mimarîde en çok uygulandığı alanlar, mukarnaslı ve baklavalı sütun başlıkları, minare şerefeleri, mermer pencere parmaklıkları, mimberler, galeri korkulukları ve hünkâr mahfilleridir.

Çeşmelerin cephe, ayna ve yalaklarında, sebil ve selsebillerde, şadırvan ve oymalı fıskiyelerde, daha değişik bir alan olarak mezar taşlarında, nişan ve menzil taşlarında osmanlı sanatında dekoratif taş işçiliğinin değişik örnekleri görülür.

XVIII. yy.dan itibaren taş işlerinde barok üslûbunun etkileri açıkça ortaya çıkar; mezar taşları, biçim ve süsleriyle türk taş işlemeciliğinin ayrı ve zengin bir koludur.

Taşların üst kısmında, sahibinin meslek ve bağlı olduğu dinî inanç kolunu gösteren sarık ve kavuklar, son zamanlardaysa fes vardır.

Sanat değeri yüksek birçok mezar taşı bugüne kalmıştır.

Bir cevap yazın