Şam Tarihi,Eserleri

Şam Tarihi,Ön Asya’nın en eski şehirlerinden biri olan (ermenice Dammeşek) Şam’ın adı Tekvin’de geçer.

Davut bir sefer yaparak şehri bir süre için İsrail krallığına bağlamıştı.

Sonra mahalli bir sülale kuruldu ve şehir sırasıyla Asurluların (733), İskender’in haleflerinin ve Romalıların eline geçti.

Pompeius tarafından alınan şehir bazen Romalıların metbuluğu altında bir prenslik, bazen Suriye’ye bağlı bir il oldu ve M.S. II. yy.da kesinlikle Suriye’ye bağlandı. Aziz Paulus’un hıristiyanlaştırdığı Şam, kısa süre içinde bir piskoposluk merkezi haline geldi.

Bizans zamanında Romalılarla Persler arasındaki savaşlardan büyük zarar gördü. Müslümanlarca ilk defa, Halid bin Velid’in kumanda ettiği müslüman ordusu tarafından alındı (635). Bizans imparatoru Herakleios’un kardeşi Theodoros kumandasındaki bir ordunun yaklaşması üzerine, Araplar şehri boşaltmak zorunda kaldılar.

Bizans ordusu Yermuk’ta yenilince Şam, kesin olarak arap hakimiyetine geçti (636). Şam eyaletinin merkezi oldu.

Valiliğine de Yezid bin Ebi Süfyan getirildi. 661’de de Emevi imparatorluğunun merkezi oldu.

Halife Velid Abdülmelik zamanında, şehirde, Emevi camii yapıldı.

Hilafetin Abbasilere geçtiği sırada, şehrin surlarıyla birlikte, emevi halifelerinin türbeleri de yıkıldı.

Abbasiler zamanında devlet merkezi Bağdat’a taşınınca, Şam, tekrar bir eyalet merkezi oldu.

878’de bütün Suriye ile birlikte Sam da Tolunoğullarının eline geçti. Tolunoğulları devletinin yıkılmasından sonra Şam’da İhşidoğulları, Fatımiler ve Karmatiler hâkim oldu.

Fatımiler zamanında şehirde birçok karışıklık ve yangın çıktı. Bu yangınlardan birinde Emevi camii de yandı (1068).

1076’da Şam, selçuklu beylerinden Atsız’ın, onun ölümünden sonra, oğlu Dukak ile atabeki Tuğtekin’in eline geçti.

Tuğtekin bir müddet sonra, yarım yüzyıl sürecek olan Böriler hanedanını kurdu. Börilerin hâkimiyetine Musul atabeki Nureddin son verdi.

Nureddin bir taraftan Haçlılarla mücadele ederken bir yandan da Şam’da geniş bir imar hareketine başladı.

Şehrin surlarını ve kapılarını yeniden yaptırdı; bir cami, bir saray, medrese inşa ettirdi.

Nureddin’in ölümünden sonra Şam, Salahaddin Eyyubi’nin, onun ölümünden sonra da muhtelif eyyubi sultanlarının eline geçti.

Şam, bundan sonra kısa bir süre Moğolların, sonra da Memlukların hâkimiyetine girdi.

Memluk sultanlarından Baybars, saltanatı sırasında uzun süre Şam’da oturdu; şehirde birçok yeni bina yaptırdı, şehrin surlarını tamir ettirdi. Şam, Kahire’den sonra Memlukların ikinci büyük şehri oldu.

Şam 1400’de Timur’un eline geçti, yağma edildi ve büyük bir kısmı yandı. Memluk sultanı Kansu Gavri, Mercidabık’ta osmanlı sultanı Selim I’e yenilince, bütün Suriye gibi, Şam da Osmanlıların eline geçti.

Osmanlı devleti idaresinde Canberdi Gazali isyanı dışında, uzun zaman önemli olaylara sahne olmadı.

Osmanlılar zamanında, şehirde birçok cami ve ticari hayatın canlanması sebebiyle birçok han yapıldı.

Şam 1832-1840 arasında Mısır valisi Mehmed Ali Paşanın idaresine geçti. 1840’ta tekrar Osmanlı idaresine döndü. Şam, bundan sonra hıristiyanlarla müslümanlar arasında birçok çatışmaya sahne oldu.

1869’da Süveyş kanalının açılması, şehrin İktisadi hayatını geriletti. 1918’de Şam, başlarında general Allenby’nin bulunduğu ingiliz-fransız-arap kuvvetleri tarafından Türklerden alındı.

Fransa’nın karşı koymasına rağmen Ortadoğu’da büyük bir imparatorluk kurmak isteyen emir Faysal’ın başkenti oldu.

Lawrence’ın desteğiyle Faysal, 8 mart 1920’de, kendini Suriye kralı ilan ettirdi; ama nisanda yapılan San Remo konferansında, Suriye ve Lübnan, fransız himayesine bırakıldı.

Faysal’a gönderilen bir ültimatomdan sonra, Gouraud yönetimindeki fransız kuvvetleri, 25 temmuz 1920’de şehre girdi. Suriye’nin başkenti Şam’da, 1925 ekiminde, cebel Druz seferi sırasında bir ayaklanma patlak verdi.

1941’de, Dentz’in orduları tarafından boşaltıldı ve Hür Fransız kuvvetleri garnizonunun merkezi oldu. Fransız kuvvetleri kesin olarak 16 nisan 1946’da şehri bırakıp çekildi.

Arkeoloji

Emevî camiinin büyük avlusunda yapılan kazılar 1966’da, arami çağına uzanan ilk Şam şehrinin kalıntılarını meydana çıkarmıştır.

Bu kalıntılar, o zamana kadar sadece tarihi ve Kutsal Kitap’taki atıflarla bilinen bir şehrin ilk maddi kanıtıdır (2 m çapında bir sütun bloku).

Bugün tespit edildiğine göre burada birbiri üstüne dört dini yapı inşa edilmiştir: Suriye tanrısı Hadad’a yapılmış olan çok eski bir tapınak, imparator Theodosius’un eseri bir roma tapınağı, IV. yy.a ait bir kilise ve Emevi camii.

Şam Tarihi Eserleri

İslâmiyetin ilk mimari başarısı Şam’da gerçekleştirildi: Emeviler camii. Bu cami, binlerce yıldır dini yapılar inşa edilen bir yerde inşa edildi.

Halife Velid (705-715) 705’te Perıbalos’un güney duvarı boyunca Büyük camiyi inşa ettirdi: dua salonu birbirine paralel üç şahından (hıristiyan bazilikasının etkileri görülür) meydana gelir; sahınların kenarlarında mihraplar yer alır ve ortaları, üzerinde kartal kubbesi bulunan düşey bir çapraz şahınla bölünmüştür. Salonun kuzeyinde, iki yan girişin bulunduğu üç dehlizle çevrili dikdörtgen bir avlu uzanır.

Caminin üç dörtgen minaresi vardır. Cami yüzyıllardır beş defa yanmasına rağmen, görünüşü çok güzeldir: avlu dehlizlerinde eski çinilerden birkaç kalıntı vardır.

Müslüman sanatının hazırlanmasında önemli rol oynayan Emevi camii dışında, Şam’da birçok tarihi anıt vardır. Maristan (hastahane) ve kurucunun mezarının bulunduğu Nuriye medresesi, Nureddin zamanından (1146-1174) kalmadır.

Salâhaddin Eyyubi (1174-1193) ve halefleri zamanında şehirde birçok medrese inşa edildi: surlar ve hisarlar yapıldı. Moğolların yakıp yıktığı bu askeri yapıları Memluklar (1260-1514) onardılar; Kasr el-Ablak denen bir saray ve Kahire camilerine benzeyen birçok cami yaptırdılar.

Osmanlı hakimiyeti zamanında Türk sanatı etkisi ağır bastı. Yavuz Sultan Selim, Şam’da (1512-1520) Takiye medresesini inşa ettirdi.

Bir cevap yazın