Tifüs Hastalığı,Çeşitleri

Tifüs Hastalığı  Rickettsia bakterilerinin neden olduğu bulaşıcı hastalık. Önceleri tek bir klinik tablo olarak düşünülürken günümüzde tifüsün birbiriyle çok yakın ilişkili olan ve eklembacaklı taşıyıcılarla geçen riketsiya türlerinin sebep olduğu bir grup hastalığı kapsadığı anlaşıldı.

Bu hastalıklar bitle bulaşan epidemik tifüs, pireyle bulaşan fare tifüsü ya da endemik tifüs ve keneyle bulaşan çalılık tifüsü ya da çuçugamuşi hastalığıdır.

Gene keneyle bulaşan Marsilya humması ve Kayalık Dağlar lekeli humması da tifüs grubundan sayılırsa da, ayrı birer hastalık olarak ele alınır.

Epidemik Tifüs Nedir?

Epidemik tifüs etkeni olan Rickettsia prowazekii insandan insana insan bitiyle (Pediculus humanus), kaşıntı sonucu deride oluşan sıyrıklara bitin dışkısının değmesi sonucunda bulaşır.

Bir iki haftalık kuluçka devresinin ardından ani baş ağrısı, iştah kaybı ve halsizlik başlar.

Ateş hızla ve titremeyle yükselip hastanın bitkin düşmesine neden olur; hastalığın başlangıcından 4-6 gün sonra vücudun büyük bir bölümünde döküntü ortaya çıkar.

Tifüs hastalığı Birinci haftanın sonunda en yüksek düzeye varan ateş 12. güne değin düşmez. Bundan sonra hafif vakalarda hızla düşer, komplikasyonsuz vakalarda 14-16. günde normale iner.

Ağır vakalarda hasta giderek bitkinleşir, zamanla komaya girer, kalp yetmezliğinin ardından koma ölümle sonuçlanabilir.

Epidemik tifüs, tifüs grubundaki bütün ateşli hastalıklar gibi kloramfenikol ve tetrasiklin tedavisine yanıt verir. Tedaviye erken dönemde başlanırsa hasta iyileşir.

Aşılama ve bitten arındırma önlemlerinin etkili kullanımıyla tifüs salgınları kısa zamanda denetim altına alınabilirse de, hastalık dünyanın birçok bölümünde yoksul halk arasında tehlikeli olmayı sürdürmektedir.

Etkeni Rickettsia mooseri olan endemik tifüs ya da fare tifüsünün başlıca taşıyıcısı göçmen kemedir. Zaman zaman ev faresi ve öbür küçük kemirici türleri de mikroorganizmayı taşır.

Sıçanlarda bulunan çok sayıda pire ve kene türü deneysel olarak mikroorganizmayla bulaştırılabilirse de başhca taşıyıcının keme piresi (Xenopsylla cheopis) olduğu düşünülür.

Hastalığın insana mikrobu taşıyan pire dışkısı yoluyla bulaştığı sanılır. Bulaşma büyük ölçüde rastlantısal olmakla birlikte insanda vakaların ortaya çıkış sıklığı evlerde yaşayan kemiricilerle temasla doğru orantılıdır.

Hastalık belirtileri epidemik tifüstekilere benzerse de genellikle daha hafif geçer, komplikasyonlar daha ender görülür; hastalıktan ölüm oranı genellikle yüzde 5’in altındadır.

Çuçugamuşi hastalığı olarak da bilinen çalılık tifüsünün etkeni olan R. tsutsugamushi öncelikle Trombicula cinsi ve yakın akrabaları olan kenelerde yaşayan bir asalaktır.

Bu kenelerin taşıyıcı olan iki türü (Trombicula akamushi ve T. delierısis) larva evresindeyken hastalığı yabani kemiriciler ya da öbür küçük hayvanlardan alır.

Hastalığı bulaştıran kenenin ısırdığı bölgede tek bir deri lezyonu görülür.

Döküntü bitle ya da pireyle geçen tifüstekinden daha kırmızı ve nokta halindedir; yavaş yavaş kaybolur.

Ateş ilk iki haftanın sonunda düşebilirse de 3-4 hafta sürdüğü de görülür.

Genellikle akciğer dokusunda yaygın iltihap oluşur. Miyokarttaki lezyonlar kalp işlevlerinin bozulmasına ve bazen dolaşım yetersizliğine yol açar.

Ölüm oranı hastalığın ortaya çıktığı vücut bölgesine göre yüzde 2-20 arasında değişir.

Bir cevap yazın