Topkapı Sarayı Babüssaade Kapısı

Topkapı Sarayı Babüssaade Kapısı 

Topkapı Sarayı Babüssaade Kapısı
Topkapı Sarayı Bâbüssaâde kapısı. Osmanlı tarihi boyunca padişahların cülûs törenlerinin yapıldığı, ’bayram tahtı’nın konulduğu, hünkâr tebriklerinin kabul edildiği, savaş zamanlarında padişahın ‘sancak-ı şerif’i başkumandana teslim ettiği, simgesel değeri yüksek benzersiz yer.

Topkapı Sarayı’nın üçüncü kapısı olup “Saadet Kapısı” anlamındadır.

Beyaz hadım ağaları tarafından korunduğu için, eskiden buraya “Akağalar Kapısı” da denilirdi.

Bu kapıdan hünkarın izni olmadan, Enderun mensuplarından başkası giremezdi.

Cülüs merasimleri, sancağ-ı şerifin padişah tarafından serdarlara teslimi, ayak divanları ve bayram tebrikleri çoğunlukla bu kapının önünde yapılırdı.

Babüssaade, çeşitli devirlerde yapılan tamirler sonunda ilk şeklinden bir hayli uzaklaştı.

XVIII. yüzyılda revakın kapu önündeki kemerler traş edilip, bugünkü görünümü verildi.

III. Mustafa devrinde kapının iki yanında bulunan mermer çeşmeler de bu değişiklikler sırasında ortadan kaldırıldı.

Ahşap-kapı XIX. yüzyıl eseridir.

Kapının üstündeki mermer üzerine Mustafa Rakım Efendinin yazdığı Besmele-i Şerif levhası II. Mahmud tarafından koyduruldu. Talik yazılı kitabe şöyledir:

Daver-i gerdun menzılet, Sultan-ı vala menkıbet Hakan-ı sahib-i tac ü taht, şah-ı serimi maadelet Keyhusrev-i Dara gulam, yani hudavend-i enam Abdiilhamid Han-ı benam mahza medar-ı merhamet

Hüsn-i sülük hilkati, fahrü ’l-müluk her haleti Zat-i hümayun midhati, mahza medar-ı merhamet

Şahinşeh-i derya neval, sultan-ı memduhi’l-hasal Hem daver-i sahib kemal, dibace zib-i mahmedet Zihi mebani-i vucud, nur-i tecelh-i şuhud Miftah-ı feyzi-i berri vücud dergah-ı lutf-u mekremet

‘Mimar-ı tab-ı cevdeti, yaptı kulub-i devleti Ezcümle edna himmeti, virdi bu caye takviyet Bu nisha-i şevketmeab, tertib-i nazm-i mustatab Te’lif-i şah-i kamiyab, mazmun-i sırr-ı mevhibet Seyreyle hüsn-i behceti, alem esir-i tal’ati Tarh-ı latif ü ziyneti, revnakfeza-yi afiyet Resm -i letafet perveri, nakş-ı hayal-i azeri Ser matla-ı mihr-i enveri, nazm-ı nizam-ı temşiyet Kaşi-i suret küsten ayine-i İskenderi Tasvir-i hüsn-i peykeri şehname zib-ı ma’delet Her mısraı bir başka bab, her babı guya bir kitab Dikkat olunsa bab bab, metni metn-i mevhibet Ey dergeh-i zerrin kubab arş-i asitan kürsi cenab Sende dualar müstecab, ba avn-i feyz-i terbiyet Olsun eya şah-i ferid bahtın said ömrün mezid O’lbabda hıfz-ı mecd-i mecid kıl kilid-i meymenet İkbal ü şa’di bahtile feyz-i mübarek vaktile Raik didim bu beytile idince sarf-i makderet Tarih-i cevher mayesi, arş olsa layık payesi Levh-i şükuh pirayesi bab-ı kitab-ı saltanat

1188/1774

Babüssaade’den içeriye girilince her iki yanda birer kapı görülür.

Bunlardan sağdaki Babüssaade Ağası’nın dairesine, soldaki de Ak ağalar koğuşuna açılırdı.

Akağalar koğuşu avlusunda XVI. ve XVII. yüzyıl üslubunda pitoresk bir çeşme vardır.

Mermer kemerli Ak ağalar koğuşu kapısı I. Abdülhamid tarafından yaptırılmış olup, iki kapı arasındaki tavan eski motiflerle süslüdür.

İkinci kapının üstünde ta’lik yazı ile şu levha vardır.

“Şer’e tatbik ile itti vazı kanun-ı cedid Hazret-i Sultan Mahmud İbn-i Han Abdülhamid Mülk-i mevrusun helal itmez mi eslafı ona Eşkiya merdud Babından haramı na bedid”

III. Ahmed’in kaleminden çıkmış olan ve kemer üstüne hakedilmiş bulunan diğer kitabe de şöyledir:

Kapının her iki yamada mermer üstüne yazılmış ve tuğra da bulunan kitabe ise şöyledir:

Habbeza hakan-ı zışan hakim-i hükm-i mecid Hami-i adi ü şeriat Hazret-i Abdülhamid

Bir cevap yazın