Hakkında Bilgi

Hakkında Bilgi,Ansiklopedik Bilgi

Biyografi

Vladimir Lenin Kimdir,Hayatı ve Eserleri | Biyografi |

Vladimir Lenin Kimdir Hayatı ve Eserleri Vladimir Lenin (Vladimir ilyiç ulyanov, — denir), rus devlet adamı (Simbirsk [bugün Ulyanovsk] 1870 – Gorgiy, Moskova yakınları 1924).

Vladimir Lenin Hayatı

Vladimir LeninBir eğitim müfettişinin oğlu ve yirmi yaşındayken Aleksandr III’e suikast düzenleme (1887) suçuyla idam edilen Aleksandr Ulyanov’un kardeşiydi.

Kazan üniversitesinden çıkarıldı (1891), Petersburg’da hukuk okudu, orada yerleşti

(1893) ve marksist çevrelerle ilişki kurdu.

Bu öğretinin ilk rus yayıcısı olan ve bu yüzden de yabancı ülkelere sığınmak zorunda kalan Plehanov’un görüşlerini benimsedi.

Yayınladığı çeşitli polemik yazılarında nazariye ile eylemi birbirinden ayırmadı; meselâ Halkın Dostu Geçinenler Kimlerdir

(1894) adlı broşüründe; halkçıları (Narodniki), siyasî devrimi terörizm ve sınıflararası birlik (mücadele değili ile gerçekleştirmeye çalışmakla suçlar.

Lenin üç şeyi kendine amaç edinmişti, marksistleri birleştirmek ve marksist öğretiyi yaymak; Marx’ın yolundan şaşmamak; işçi hareketinin, günlük çıkarlar uğruna işverenle sözleşmeler yapmaya yönelmesini engellemek.

Plehanov ile ilk defa karşılaştığı (1895) bir İsviçre yolculuğunun dönüşünde tutuklandı, üç yıllığına Sibirya’da sürgüne mahkûm edildi (1897-1900).

Nadejda Krupskaya adlı marksist bir eylemciyle evlendi ve o sırada aralarında Rusya’da Kapitalizmin Gelişmesi’nin de (1899) bulunduğu birçok eser yazdı.

Aslında serbest bırakıldığı zaman (aralık 1900), R.S.D.İ.P nin (Rusya Sosyal Demokrat İşçi partisi) o sıralarda Minsk’de yapılan Birinci kongresine rağmen, siyasî durumun 1893’teki haline döndüğü inancındaydı.

İsviçre’ye sığındı (1900), orada Iskra (Kıvılcım) gazetesini kurdu (eylül 1900), fakat çok geçmeden Plehanov’dan ayrıldı.

Ne Yapmalı? (1902) adlı broşürde devrim taktiğini belirledi: sosyal mücadelenin sonucu değil, şartı olan siyasî mücadele, proletarya tarafından kendi diktatörlüğünü kurmak için yürütülmelidir; işçilerde, sınıf bilinci parti üyeleri tarafından uyandırılacak, dolayısıyla asıl görev partiye düşecektir.

Brüksel – Londra kongresinde (1903), Lenin bu görüşlerini kıl payı kabul ettirebildi, fakat bu durum onun yönettiği bolşevikler (çoğunluk) ile Plehanov’un ardından giden menşevikler (azınlık) arasında bölünmeye yolaçtı.

O zamandan itibaren, belli başlı rus ve yabancı sosyalist önderleri karşısında buldu ve yeni gazetesini, Vperyot u (iileri) çıkarmak için 4 ocak 1905’i beklemek zorunda kaldı.

1904’ten itibaren, Bir Adım ileri, Bir Adım Geri’de, işçi proletaryası ile kapitalizmin paralel gelişmesi ve burjuva devrimi gibi bir geçiş aşamasına sapmadan kısa vadeli bir devrimin gerekliliği üstünde durdu.

Rusya R.S.D.İ.P.’nın Üçüncü kongresini (Londra, nisan) düzenleyen Lenin, 1905 Devrimi sırasında Rusya’ya döndü (kasım).

Finlandiya’da, Tammerfors’daki sosyal-demok-rat partinin birleştirme konferansına katıldı (aralık) ve desteklediği Moskova genel grevi, kısa süre sonra, bolşeviklerin hâkim olduğu şehir sovyeti tarafından bir silâhlı ayaklanmaya dönüştürüldü.

Devrim ezildi, ama Lenin bu başarısızlıktan, menşeviklerinkine taban tabana karşıt sonuçlar çıkardı.

Menşevikler için, silâhlı ayaklanmanın vaktinden önce patlak vermesi büyük hataydı.

Lenin içinse tersine, iktidarın halk tarafından geçici olarak ele geçirilmesi ve yeni bir iktidarın, sovyetler iktidarının yaratılması kesin zaferi hazırlıyordu.

Menşevikler sınıflar anlaşmasını ve Rusya’da bir «burjuva» demokrasisi döneminin gerekliliğini ileri sürüyorlardı.

Buna karşılık, Lenin rus proletaryasının (1903’ten itibaren Lenin.

proletarya deyimiyle köylü kitlelerini de kastediyordu), gerekirse parlamento metotlarını istismar ederek siyasî devrimi tek başına gerçekleştirebileceğine ve ardından toplumsal devrime girişilebileceğine inanıyordu.

17-30 Ekim 1905 çarlık manifestosundan sonra, Rusya’da bir anayasal rejimin başlaması.

ilkin çoğunluk elde eden menşeviklerin görüsünü doğrular gibiydi. Ama Nikolay II hükümeti.

Stolıypin’in etkisiyle bu anayasal rejimi değiştirirdi.

Lenin, Rusya’dan ayrılmak zorunda kaldı (aralık 19Ö7); ] özellikle İsviçre’de oturdu, bu arada Avrupa’yı gezdi, dolaştı, daha çok Paris’te kaldı.

Bolşevik kesimini gizlice teşkilâtlandırdı: bu kesim 1912’de mensevik partiden ayrı ( bir parti haline geldi (Prag konferansı); Petersburg’da Pravda (Gerçek) gazetesini çıkardı.

Halkçıların mirasçıları, sosyalist devrimcilerin (D.R.) terörcü metotlarıyla, o sıralarda alman sosyal demokratları arasında el üstünde tutulan revizyonizmden partisini korumayı düşündü.

Revizyonizme karşı büyük öğreti eserini, Meteryalizm ve Ampiriokritisizm’i (1909) yazdı. Avusturya Galicyası’nda savas patlayınca. İsviçre’ye döndü.

Vatanseverlik adına da olsa, düşman karsısında sınıfların işbirliğini ileri sürmekten kaçınarak, savasın aslında dünyayı bölüşmek isteven rakip emoeryalizmler arasında bir mücadele olduğunu ve hiç bir şekilde vatanın veya manevî değerlerin savunulması gibi bir amaç gütmediğini ileri sürdü (Emperyalizm, Kapitalizmin En Yüksek Adaması, 1917).

Barışçılar gibi kavganın dışında kalmak istemediğinden, devrimcilere başlıca ödev olarak, milletler arasındaki savaşı sınıflar arası savaş haline dönüştürmeyi verdi.

Bu açık seçik tutum, savaş çabasına karşı olan savaşçı bir ülkenin tek güçlü sosyalist teşkilâtının başı Lenin’in, İsviçre’de, Zimmerwald’de (eylül 1915), sonra Kiental’de (nisan 1916), ikinci Enternasyonal’in sol kanadının üyelerini biraraya getiren konferanslarda yönetici bir rol oynamasını sağladı.

Şubat-mart 1917 Rus devriminin başlangıcında Lenin İsviçre’deydi.

Müttefikler, Rusya’ya girmesine izin vermediği için, Reich hükümetinin rızasıyla Almanya’dan trenle geçti.

Vladimir Lenin Eserleri

Rusya’ya varır varmaz (3-17 nisan 1917) prens Lvov’un geçici hükümetinin ne türlü olursa olsun desteklenmesine karşı kesin bir tutum takındı ve Pravda’da «nisan tezlerini» yayınladı: hemen barış ilân edilmeli, her türlü iktidar devrimle yeniden ortaya çıkan sovyetlere (bunların arasında bolşevikler başlangıçta azınlıktı), fabrikalar işçilere ve toprak köylülere verilmeliydi.

4 Mayısta (savaşın sürdürülmesine karşı) ve 17 temmuzda (Kerenskiy’in başarısızlığa uğrayan saldırısından sonra) Petrograd ayaklanmaları geçici hükümet tarafından bastırıldı, yakalanacağını anlayan Lenin Finlandiya’da saklanmak zorunda kaldı ve orada Devlet ve Devrim’i (ağustos – eylül 1917) yazdı.

Lenin işte bu eserde, «proletarya diktatörlüğünü», «baskıcılar» diye nitelenen eski yönetici sınıfların ortadan kalkmasını sağlayacak gerekli hükümet tarzı olarak gösterir,ama proletarya diktatörlüğünün geçici olması gerektiğini, komünizmin son ereğinin sınıfsız ve devletsiz bir toplum olması gerektiğini belirler.

Siyasî durumun bozulmaya yüz tuttuğunu gören Lenin, Finlandiya dönüşünde, (Zinovyev ile Kamenev’in muhalefetine rağmen) ekimde partinin merkez kongresine ayaklanma kararını aldırdı «Şimdi veya asla» parolasını ileri süren, Smolniy enstitüsüne yerleşefi Lenin oradan zafere ulaştıran darbeyi yönetti (7 kasım veya eski rus takvimine göre 25 ekim [Ekim devrimi deyimi buradan gelir]).

Sovyetler kongresi, sadece bolşeviklerden meydana gelen Halk Komiserleri konseyinin başkanlığına Lenin’i getirdi, ilhaksız ve tazminatsız acele bir barışı (8 kasım gecesi) isteyen, büyük mülkiyeti ortadan kaldıran ve sanayi kuruluşlarını millileştiren (14 kasım), çeşitli milliyetlerin haklarını tanıyan (15 kasım) bir dizi kararnameyle halk kitlelerini birleştirmeye çalıştı.

Bütün bunlara paralel olarak, proletarya diktatörlüğünü sağladı; 19 ocakta Kurucu meclisi dağıttı, 7 aralıkta Çeka’yı, 28 ocak 1918’de Kızılorduyu kurdu ve içeride devrimi sağlamlaştırabilmek için Bolşevik partinin merkez kurulundan Brest-Litovsk barışının (3 mart 1918) imzalanmasını kabul ettirdi.

Hemen arkasından, başkenti ve hükümeti Petrograd’dan Moskova’ya taşıdı (12 mart 1918); Bundan sonra, «savaş komünizmi» denen, sanayide verimi yeniden düzenlemeyi ve iyileştirmeyi, şehirlerin ve askerî birliklerin iaşesini sağlamayı amaç edinen siyaseti başlattı; ürünlere elkoydu ve spekülatörleri kovuşturmaya geçti; sonunda.

Rusya Sovyetler Federatif cumhuriyetinin ilk anayasasını 4 temmuz 1918’de toplanan Beşinci Sovyetler kongresine onaylattı.

Memnuniyetsizlikler başgösterdi ve Moskova’da bir ayaklanmaya yolaçtı (temmuz başı, 1918).

Sağcı sosyalist devrimci Fanny Roid-Kaplan, Lenin’i ağır yaraladı (30 ağustos 1918) Lenin tepkisini gösterdi: sosyalist devrimciler idam edildiler veya Bolşevik partisine katıldılar.

Bu başarılara rağmen yeni rejim tehdit altındaydı ve Lenin iki tehlikeyi önlemek zorunda kaldı; içteki karşıdevrim tehlikesi ve bu karşıdevrimi destekleyen yabancı müdahale tehlikesi (1918-1921).

Askerî meselelerle ilgilenmekle birlikte Lenin kendini büsbütün savaş komünizminin siyasî ve İktisadî güçlenmesine verebilmek için askerî işleri başkalarına, özellikle Troçki’ye bıraktı.

Müttefikler tarafından ablukanın kaldırılmasıyla (16 ocak 1920) gerçekleşen ateşkesten yararlanarak, İşçi ve Köylü Savunma kurulunu, Gosplatı’ın desteklediği çalışma ve savunma kuruluna dönüştürdü ve partinin Sekizinci kongresine elektriklendirme planını kabul ettirdi.

Lenin, mücadelenin gerekleri yüzünden siyasetini sertleştirmek zorunda kalınca, köylüler buna düşük üretimle karşılık verdiler ve iç savaş, 1921 kıtlığı, sınaî üretimin ve paranın (yerini takas aldı), Kronştad denizcilerinin ayaklanmasıyla (mart 1921) sona erdi.

Lenin, bir duraklama ve özel kapitalizme geçici bir taviz verme olan yeni bir iktisat siyaseti (N.E.P.) gerektiğini anladı; bunu Onuncu kongrede tanımladı ve hemen uyguladı. «Emperyalist» denen savaşa İkinci Enternasyonal partilerinin katılmaları yüzünden (Lenin, Proletarya Diktatörlüğü ve Dönek Kautsky adlı kitabında alman sosyal – demokratlarını mahkûm eder, 1919) «sosyalist» terimini atan ve dünya devrimci hareketinin başı olan Lenin, Moskova’daki kongrede kuruluş halindeki yeni komünist partileri delegelerini topladı ve Üçüncü Enternasyonal’i kurdu (mart 1919).

Ketidi partisindeki sol sapmalarla da mücadele etti (Solculuk, Komünizmin Çocukluk Hastalığı, 1920).

Sonunda, 30 aralık 1922’de, Rusya’daki milliyetler meselesi eski Rus imparatorluğunun Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri birliğine (S.S.C.B.) dönüşmesiyle ustaca çözümlenmiş oldu.

Ama Lenin daha o zamandan, ekim 1917’de girişilen devrimci esein yönetimini bırakmıştı.

Bir inme yüzünden 1922 yavaş yavaş her türlü siyasî faaliyetten vaz geçmek zorunda kaldı.

21 Ocak 1924’te öldü; cesedi tahnit edildi; Moskova’da Kızıl meydandaki anıt kabre kondu.

Vladimir Lenin

Vladimir Lenin

Bir yanıt yazın