Yavru Kanaryalara Ötüş Eğitimi

Yavru Kanaryalara Ötüm Eğitimi,Yavrular kendi kendilerine yetebilecekleri, yemlenebilecekleri, uçabilecekleri çağa geldiklerir de sıra, onların ötüş eğitimlerine gelmiş demektir.

Bir kanaryanın ötücülüğünde kalıtımın etkisi ne kadar büyük olursa olsun, bir kanarya ne kadar cins ve ünlü ötücülüğe sahip anne ve babadan gelirse gelsin, kötü bir eğitim onun bütün bu getirimini silip atabilir.

Yavru kanarya bu sırada boş bir ses bantı gibidir, eğer ona bu ilk günlerde kötü sesler ve ötüşler dinletirseniz, bunları kapar ve ilerde ne kadar çalışırsanız çalışın bu ilk ve olumsuz etkileri tümüyle silemezsiniz.

Bunun aksine türleri ne olursa olsun bütün kanaryalar, yaradılışları dolayısıyla büyük bir taklit ve ötüş gücüne sahiptirler.

İyi bir eğitimle yeteneklerinin elverdiğince en yüksek düzeyde ötüş becerisine sahip olabilirler.

Bu yoldaki çalışmanın ilk aşaması, dişilerin erkeklerden ayrılmasıdır.

Bilindiği gibi dişilerin erkek kanaryalar gibi ötme yetenekleri yoktur.

Dişiler ancak kızgınlık zamanlarında cikciklemenin dışında birkaç ses çıkarabilirler ama, hiç bir zaman erkek kanaryalarla kıyas edilemezler.

Ötüş bir ayırıcı olarak ele alındığında, genç kanaryaların cinsiyetlerini ayırmak pek o kader büyük bir sorun olarak karşımıza çıkmaz.

Çünkü daha beslenme çağında bile dişilere oranla bazı farklar gösterirler. Gırtlaklarından akortsuz da olsa bazı sesler çıkartırlar.

Dişi yavruların ise böyle bir özelliği yoktur.

Bundan başka erkek yavruların dişilere oranla daha canlı ve hareketli oldukları, göz ve gagalarının çevresindeki, göğüs ve sırtlarındaki tüylerin daha parlak bulunduğu gözlenebilir.

Bu şekilde ayrılan erkek kanaryalar, bir aylıktan itibaren ayrı ayrı kafeslerde eğitime tabi tutulurlar.

En iyi eğitici, genç kanaryaların kend’ babalarıdır.

Çünkü kalıtım olarak aldıkları yeteneklere en uygun eğitimi ancak o verebilir.

Ancak baba kanarya iyi bir ötücülüğe sahip değilse, onların eğitiminde başka iyi ötüşe sahip kanaryalardan, bülbül den ve hatta özel surette hazırlanmış eğitici teyp bantlarından yararlanılabilir.

Daha önce değindiğimiz gibi, kanaryalara müzik âletleriyle eğitim sağlayıp çok parlak ve başarılı sonuçlar alan yetiştiriciler, konuşma öğrenen kanaryalar bile vardır.

Ancak bunun için kanaryanın, daha yavru iken, hiç bir ötüş sesi dinlemeden, beş altı günlükten anne ve babasının yanından ayrılması gerekir.

Eğitim altına alınacak kanaryalar birbirlerini görmeksizin, ancak birbirlerine yakın bir vaziyette yerleştirilirler.

Bu amaçla kat kat bir kitaplık rafından veya bir etejerden yararlanılabilinir.

Eğer bu olanaklar yoksa, bir masanın üzerine sırtlanan genç kanaryaların arasına birer kontraplak yerleştirilir.

Bunların tam karşısına ve hepsinin görebileceği bir yere eğitici kanarya konulur.

Eğitim süresi kanaryaların yeteneğine göre ayarlanır.

Bu bazen bir ay kadar kısa bir süre olabilirse de, ortalama olarak üç ay yeterlidir.

Eğitim süresi içinde genç kanaryaların ürkütülmemeleri, ses veya ışıkla herhangi bir şekilde şok geçirmemeleri sağlanmalıdır.

Son derece hassas oldukları bir devre olan eğitim çağlarında, böyle şoklar çok olumsuz sonuçlara neden olabilir.

Ötüşlerin unutulmasına, bozulmasına ve hatta tüm ötme yeteneklerinin yitirilmesine sebep teşkil edebilir.

Bu arada genç kuşların hafif bir şekilde geçen ilk tüy atımları, onları belli bir ölçüde sarsar.

Bu devre dikkatli bir bakım, ısı değişikliklerinden, hava akımlarından koruma, iyi bir besleme ile arızasızca geçirilmeye çalışılmalıdır.

Buna rağmen ötüşte bazı bozukluklar ortaya çıkabilir.

Bu nedenle genç kanaryaların yeni bir eğitim devresine alınmasında yarar vardır.

Besinin de, genç kanaryaların ötüşünde büyük bir etken olduğu unutulmamalıdır.

Gerekli besin, dengeli ve özenli bir biçimde sunulmalı, temizliğe, zararlı parazitlerin oluşmamasına dikkat edilmeli ve bütün bunlar kanaryalar ürkütülmeden yapılmalıdır.

 

Bir cevap yazın