Hakkında Bilgi

Hakkında Bilgi,Ansiklopedik Bilgi

Tarih

Yılanlı Sütun,Tarihçesi,Efsanesi | Tarihi Yapılar İstanbul |

Yılanlı Sütun – Sultanahmet Burmalı veya Yılanlı sütun, İstanbul’da Sultanahmet meydanında bulunan tarihi sütun.

Yılanlı Sütun Tarihçesi

Teodosios’un diktirdiği sütun (Mısır’dan getirtilen obelisk) ile Konstantinos porphyrogennetos sütunu arasındadır.

Bunlar Hipodromun ortasında yer alan ve etrafında araba yarışlarının yapıldığı yüksek podionun üzerinde yer almaktaydı, aralarında da heykeller bulunuyordu.

Bir parçası Burmalı sütun halinde ayakta kalan anıt; birbirine dolanmış üç yılandan meydana geliyordu.

Greklerin Perslere karşı Salamis (M.ö. 480) ve Plataia’da (M.ö. 479) kazandıkları zaferlerin hatırası için «zafer anıtı» olarak yapılmıştı.

Savaş ganimetleriyle elde edilen, tunçtan döktürülen üç ayaklı altın kazanın (tripodes) ortadaki destek ayağı idi.

Delphoi Apollon tapınağına sunulmuştu.

Kazan, İstanbul’a getirilmeden önce kaybolmuştu.

Bizans imparatoru Konstantinos, Burmalı sütunu Yunanistan’dan Byzantion’a (İstanbul) getirterek Hipodroma diktirdi.

1856 Yılına kadar sütunun alt kısmı toprağa gömülü idi.

Bu tarihte yapılan kazıda sütun tamamen ortaya çıkarıldı. Bu kazı sırasında sütunun altında bir su yolu bulundu.

Sütunun Bizanslılar devrinde çeşme olarak kullanıldığı anlaşılıyor.

Yılanlı Sütun Efsanesi

Sütunun üst kısmı kırıktır. Yılanlardan birinin kafasını Fatih Sultan Mehmet’in bir kılıç darbesiyle kopardığı rivayet edilir.

Fakat Nusretname’de şöyle bir kayıt bulunmaktadır: «8 pençşembih gecesi akşam namazı vaktinde At meydanında vaki bin beş yüz yıldan beri karar üzere duran tunç ejderlerden üçü de bile boyunlarından kırılarak yere düştü. Sene 1112».

Bundan anlaşıldığı gibi XVIII. yy. başlarında üç yılanın başı da tamamdı.

Nitekim Hrand Andreasyan da «Jerome Mauran’ın tarifine ve kendisinin yapmış olduğu resme göre sütun, Kanunî devrinde üç yılan başı ile tam olarak mevcuttu» demektedir.

Bugün yılan başlarından biri British Museum’da, bir başın üst çenesi İstanbul Arkeoloji müzesindedir.

Üçüncü baş ise kayıptır.

Bir yanıt yazın